(6762 S. K. m. 1299, 1304)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.12.1995 tarih ve 587-1620 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 7.11.1997 gününde davalı avukatı Oktay Cülcüloğlu ile davalı temsilcisi Mustafa Parlak gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı asil ve taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete işyeri yangın sigorta poliçesiyle sigortalı işyerinde çıkan yangın sonucu sigortalı malların yandığını, davalının eksik ödediği tazminat ihtirazi kayıtla alınıp, kalan kısmın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek 2.110.000.000 TL tazminatın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, işyerinde hasarlı malların tarafların mutabakatı ile belirlenip davacıya ödendiğini, müvekkiline ibraname veren davacının yeniden dava açamayacağını, işyerinde sigorta değeri üzerinde mal bulunduğunu, boya muhteviyat hasarının dava dışı Merkez Sigorta A.Ş tarafından ödendiğini, ikinci kez dava konusu yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sigorta ilişkisi nedeniyle uğranılan zararın davacıya tamamının ödenmediği gerekçesiyle, 978.934.994 TL tazminatın dava tarihinden itibaren %56 ve değişen oranlarda reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve kararın gerekçesinde hasar bedelinin 924.832.794 TL olduğu kabul edildiği halde 978.930.994 TL'ye hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy