(6762 S. K. m. 80, 82/2, 84) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 2.Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 25.3.1997 tarih ve 899-301 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı aleyhine alacakları nedeniyle icra takibinde bulunduklarını, davalının borca itiraz ettiğini bu nedenle takibin durduğunu, davalının ticari defterleri incelendiğinde durumun açığa kavuşacağını TTK.80, 83/2, 84 m.leri gereği davalının ticari defterlerine dayandıklarını, bu nedenle davalının itirazının iptaline, kötü niyetle takibi sürüncemede bırakan davalıdan %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu olmadığını, davacının takipte istediği faizin yasal faize indirilmesini, davacının %40 inkar tazminatına mahkumiyetini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamından 99.429.000 lira asıl alacağa takip tarihinden itibaren %57 reeskont faizi yürütülmesine, fazlaya ve inkar tazminatlarının reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, dava konusu alacak faturaya bağlı ve likid alacak olduğuna göre talep gereğince davacı yararına icra inkar tazminatı hüküm kurulması gerekirken bu talebin kabul edilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,2.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy