(6762 S. K. m. 58) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 4.4.1997 tarih ve 1334-311 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, telif ve yayın hakkı müvekkili şirkete ait bulunan İslam İnançları Sözlüğü isimli eseri müvekkili şirketin izni olmadan isim değiştirerek ve davalılara ait esermiş gibi göstererek basıp yayınlamaları nedeniyle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, 60.000.000 lira maddi ve 20.000.000 lira manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin eserin yayın ve telif hakkı olduğunun kuşkulu olduğundan aktif dava ehliyeti olmadığını, ayrıca müvekkillerince yayınlanan İslam İnançları Ansiklopedisinin davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği eser kullanılarak hazırlanmadığını, ayrıca promosyon bedeli 40.000.000 liranın %50 fazlası 60.000.000 lira olduğunun ne şekilde hesaplandığının bilinmediğini, istenen maddi ve manevi tazminatın isteklerinin fahiş olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya arasındaki yazılara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalıların Orhan Hançerlioğlu'nun İslami İnançlar Sözlüğü adlı eserini bir takım çıkarmalar, eklemeler ve değiştirmeler yaparak bu eser meydana getirdikleri, bu eser yapılırken yararlanılan kaynakları bile göstermedikleri, bunun eseri tahrif etme, kullanma ve iltibas yaratma olarak değerlendirileceğini belirttikleri, raporun mahkemece benimsendiği, Orhan Hançerlioğlu'na ait sözlüğün 1984 yılında basıldığı, davalılar tarafından hazırlanan İslam İnançları Ansiklopedisi'nin ise yayın tarihinin belli olmadığı ancak beyanlardan 1991 yılı olarak saptandığı, davacı zararının 5846 sayılı FSEK. yönünden saptama yapılamaması nedeniyle TTK. nun 58/d maddesine göre, kusur varsa zarar ve ziyanın tazmininin istenebileceği ve haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı tazminata hükmedilebileceği, BK. 49. maddesinin koşulları oluştuğundan manevi tazminat da istenebileceği, davacının maruz kaldığı eylem nedeniyle istediği maddi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 60.000.000 lira maddi ve 20.000.000 lira manevi olmak üzere 80.000.000 lira tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.880.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 06.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy