(6762 S. K. m. 1312) (2918 S. K. m. 65) (Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesince verilen 20.3.1997 tarih ve 645-204 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, yaş sebze-meyve alım-satımı ile iştigal eden müvekkilinin, Antalya'dan Erzurum'a gönderilmek üzere davalı şirkete Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan domateslerin nakli sırasında meydana gelen kaza neticesinde tamamen hasarlanmasına rağmen, davalı şirketçe kendilerine ödeme yapılmadığını, 230.000.000 TL sigorta bedelinin davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan kamyonda taşınan emtianın davacıya ait olup olmadığı açık olmadığından davacının davada taraf olma ehliyeti bulunmadığını, sigortalı emtianın taşımayı düzenleyen kanun ve nizamlara aykırı şekilde aşırı yükleme ile taşındığından poliçe genel şartları 5.madde gereğince teminat dışında kaldığını, hasarın fahiş olarak talep edildiğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının kazaya karışan kamyona fazla yükleme yapması nedeniyle kazanın meydana geldiği, fiilin sigorta teminatı kapsamında kalmadığı gerekçeleriyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere mahkemece, taşıma sigortasına dayalı olarak açılan sigorta bedelinin tahsili davası, taşıyıcı tarafından sigortalı emtianın kamyona K.Trafik Kanunu'nun 65 nci maddesine aykırı bir şekilde istiap haddinden fazla yükleme yapılması nedeniyle E. Nakliyat Sigorta Poliçesi' nin 5 nci maddesi hükmü gereğince davanın reddine karar verilmiş bulunmaktadır.
Oysa mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda rizikonun aşırı yüklemeden değil, araç şoförünün viraja aşırı süratli girmesinden doğduğunu açıklamıştır. Bu rapora itiraz üzerine, teknik sahada uzman bir bilirkişiden alınan raporda ise, rizikonun asıl gerçekleşme sebebi ilk rapora uygun bir şekilde araç şoförünün viraja aşırı süratli girmesinin neden olduğu açıklandıktan sonra, aşırı yüklemenin aracın devrilmesinde kolaylaştırıcı rol oynadığını açıklamış bulunmaktadır. Kısacası, her iki raporda da araç devrilmesinin yani rizikonun asıl sebebinin sürücünün viraja aşırı süratle girmesi olarak kabul edilmektedir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bu gibi hallerde rizikonun sigorta teminatı dışında kalabilmesi için, riziko ile teminat dışı bırakılan husus veya eylem arasında uygun illiyet bağı olması ve rizikonun münhasıran bu sebeple oluşması gerektiği aranmaktadır. Yukarıda açıklanan bilirkişi raporlarında ise, rizikonun asıl sebebinin aşırı yükleme olmadığı açıklandığına göre, bu hasarın sigorta teminatı için kaldığının kabulü gerekir.
Kaldı ki, mahkemece hükme dayanak yapılan Emtia Nakliyat Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın 5 nci maddesinde aşırı yüklemenin sigorta teminatı dışında kalacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Oysa taşıma sigortasına ilişkin TTK. nun 1312 nci maddesinde aksine sözleşmeye hüküm konulmadıkça, sigortacının taşıma sırasında her ne sebeple olursa olsun bütün rizikolardan sorumlu olacağı da açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü karşısında poliçe genel veya özel şartlarında hangi hususların teminat dışı kalacağı, diğer sigorta türlerine ilişkin poliçelerde olduğu gibi, açık bir şekilde gösterilmelidir. Kanun ve nizamata aykırılık adı altında sigorta teminat kapsamının belirsiz bir şekilde daraltılması da yasanın anılan hükmüne ve taşıma sigortasının amacına ters düşmektedir.
O halde mahkemece, rizikonun sigorta teminatı içerisinde kaldığı kabul edilerek, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerektiğinden, yazılı şekilde tesis edilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy