(1086 S. K. m. 275, 276)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.2.1997 tarih ve 258-54 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılardan DDY. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.11.1997 gününde davacı avukatı Y. Sengü ile davalı avukatı C. Dalkılıç gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, bu dosya ve birleşen dosyada müvekkilinin davalı idareye ait tren'e binerken trenin ani hareketi sonucu tren ile peron arasına düşerek bacağının kopmasına neden olduğunu ileri sürerek 6.650.000.000 TL maddi tazminat 50.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre, olayın meydana gelişinde davalı idare %50 diğer davalılar %l0'ar davacı ise %30 kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı Devlet Demiryolları hakkındaki davanın kabulü ile 6.650.000 TL maddi ve 50.000.000 TL manevi tazminatın 5.4.1991 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Devlet Demiryollarından tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Devlet Demiryolları vekili temyiz etmiştir.
Dava taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin uygulamalarına göre bu tür uyuşmazlıklarda, kusur oranının tespitinde İstanbul Teknik Üniversitesi ulaştırma ana bilim davalı öğretim üyelerinden rapor alınıp ve alınan bu rapora göre tarafların kusur oranı saptanır. Dosya arasında bulunan 31.10.1994 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerince düzenlenen bilirkişi raporu ile davalının tren ile peron arasına mağdure'nin düşebileceği tehlikeli geniş bir aralığı işletmede bulundurduğu, ayrıca tren kapılarının arızalı ve açılabilir olduğu ve harekete geçen treni yeterince kontrol altında bulundurmadığı gerekçesiyle %30 kusur verilmiş olmakla, bu kusur oranı, Dairemizin uygulamalarına göre uygundur. Mahkemece bu bilirkişi raporu baz alınarak davacının maddi ve manevi tazminat hesabının yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişilerin verdiği kusur oranı göz önüne alınarak tazminat hesabı yapılması doğru görülmemiş ve kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy