(6762 S. K. m. 767)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 25.11.1996 tarih ve 235-1167 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ve davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu kere ikmalen gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı Esin A.Ş. tarafından karayolu ile taşındığını, diğer davalının CMR sigortacısı olduğu, sigortalı emtianın taşınması sırasında hasarlanması üzerine alıcı tarafından aynı araçla iade edildiğini, hasar bedeli olarak sigortalıya 43.175.000 TL ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın 12.4.1994 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, emtianın alıcıya tesliminden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilin CMR sigortacı olarak ancak sigortalısına karşı sorumluluğu bulunduğundan bu davada husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu olayın poliçe teminatı dışında bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, CMR sigortasının aynı zamanda mali mesuliyet sigortası olduğu, bu nedenle B...... Sigorta A.Ş.nin husumet itirazının yerinde görülmediği, keza, taşımaya konu emtianın alıcı tarafından kabul edilmeyip iade edilmesi nedeniyle gönderene gümrükte teslim tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcına esas alınması gerektiği, bu tarihin ise 7.3.1994 olup, davanın da 7.3.1995 tarihinde açıldığı ve zamanaşımı süresinin dolmadığı, ancak davacı, şirketin poliçe teminat süresinin 6.9.1993 tarihinde dolduğu halde alıcıya varış tarihinin 16.9.1993 olduğu, dolayısıyla hasar tarihinde poliçe teminatının sürdüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı sigorta şirketi rücu davasında, taşıma sigortalarında sigorta süresi gösterilmemiş ise, bu sürenin riziko devam ettiği sürece ve taşınan malın teslimine kadar devam edeceğini ileri sürmüştür. Dosyaya ibraz edilen poliçede, herhangi bir süre öngörülmemiştir. Bu durumda, davalı sigorta şirketinin defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmalı ve bir sonuç alınamaması durumumda, bu tür sigortalarda ne kadar süre tayin edilmesi gerektiği bilirkişi aracılığıyla saptanmalı ve sonucu çerçevesinde karar verilmelidir. Bu yönler üzerinde durulmaksızın, yazılı biçimde karar tesisi doğru görülmemiştir.
2- Davalı B...... Sigorta vekilinin temyizine gelince; Davalı sigorta şirketi mahkeme kararını gerekçe yönünden temyiz etmiş bulunmaktadır. Dava dışı göndericinin malı, alıcı tarafından teslim alınmamış ve bu mal yediemine de teslim edilmemiştir. Bu durumda, malın göndericiye teslim edilmesi gerekmiş ve bu durumda da zamanaşımının, göndericiye teslim tarihinden itibaren başlaması zorunlu görülmüştür. Yerel mahkemenin, zamanaşımını ret etmesi, bu nedenlerle TTK. nun 767/2 maddesine uygun görülmüş ve sigorta şirketinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı sigorta şirketinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte yazılı nedenlerle davalı Başak Sigortanın temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 429.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.09.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy