(1086 S. K. m. 287)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.4.1997 tarih ve 95-152 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının borçlusu bulunduğu 24.000.000 lira bedelli bononun müvekkili banka aracılığı ile tahsil edildiğini, ancak Silifke şubesinden Gülnar Şubesine gönderilen belgede senet bedelinin 2.400.000 lira olarak yazıldığını, 24.3.1993 günü borçlu yerine başka bir şahsın bankaya gelerek 2.400.000 lira ödeyip Silifke şubesinden gönderilen bonoyu aldığını, müvekkili bankanın senet lehtarına 24.000.000 lira ödediğini ileri sürerek, aradaki farkı oluşturan 21.600.000 ve 25.200.000 lira işlemiş faiz olmak üzere 46.800.000 liranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu senetteki borç miktarını bankaya ödediğini, davacının tanık dinletme talebini ve müvekkilin imzasını taşımayan belgeleri kabul etmediklerini, faiz isteminin yersiz olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlardan; davacı banka görevlilerinin anlatımlarından davalı Hilmi Yılmaz'ın vezneye kırk altı adet 50.00 liralık 1 adet 100.000 liralık ödediğini beyan ettiklerin, davalı da, bankaya 24.000.000 lirayı Hüseyin Ş.'le gönderdiğini beyan ettiği, Hüseyin Ş.'in de bu beyanı doğruladığı, davacı vekilinin davalı yana yemin teklif etmeyeceklerini bildirdiği; bankaca sorumlu görülen şahısların tanık sıfatıyla anlatımlarının nazara alınmayacağı gibi uygulamada tacir olan bankaların ilişkilerinde basiretli bir tacir gibi özen göstermeleri aksi halde işlemim sonuçlarına katlanacakları, somut olayda senet tahsili yapan bankanın tahsil ve ödeme işlemini yazılı delille kanıtlamakta zorunda olduğu, aksi halde kamu güvenliği ve ticari yaşamı olumsuz yönde etkileneceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Silifke şubesinden gelen talimata ekli bonoda alacak miktarı 24.000.000 lira olduğu halde, talimat yazısında bir 0 unutularak 2.400.000 liranın tahsili istenmiş bankaca da, 24.000.000 lira bono davalıya verilerek kendisinden şehven 2.400.000 lira tahsil edilmiştir. Davalı savunmasında 24.000.000 lira olduğunu bildirmiş, ancak banka kayıtlarında yatırılan miktarın 2.400.000 lira olduğu anlaşılmaktadır. Bu davada banka kayıtlarına itibar edilerek ve bunun akside, tanık beyanı ile kanıtlanmayacağı göz önüne alınarak tahsil edebileceği alacak miktarı incelettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy