(818 S. K. m. 44, 98)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.3.1997 tarih ve 260-128 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, yanlar arasında 4.12.1989 tarihinde 20.500 ton, 29.3.1990 tarihinde 21.600 ton demirin ihraç kaydı ile satışı konusunda sözleşme yapıldığını, 4.12.1989 tarihli sözleşmenin 7. maddesine göre demirin KDV hariç FOB fiyatının 321 USD/ton olup bunun 270 USD'nin mal bedeli, 48 USD'nin destekleme fiyat istikrar fonu, 3 USD'nin ise navlun teşviki olduğu, 29.3.1990 tarihli sözleşme ile de demirin fiyatının 334,20 USD/ton olduğu, bunun 276 USD'nin mal bedeli, 55,20 USD'nin destekleme fiyatı istikra fiyatı, 3 USD'nin ise navlun teşviki olduğunu, davacının malzemeleri teslim etmesine rağmen davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak mal bedeli hariç 181.020.425 TL ile 1.825.059,03 USD'nin dava tarihinden itibaren aylık %10 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede dolar bazında ödeme şartı olmadığını, sözleşmenin tatbikatında kesilen faturaların (TL) bazında düzenlendiğini, ödenmediği iddia edilen paraların miktar vadeleri ve ödeme tarihlerinin yanlış gösterildiğini, standart dışı kalite nedeniyle nakde çevrilen teminat mektubu tutarı ve standart dışı kaliteden dolayı son parti geminin kabul edilmemesi nedeniyle demoraj, liman masrafı gibi nedenlerden dolayı 228.200 USD alacağı olduğunu iddia ederek davanın reddini, olası davalı borcuna karşılık takas def'inde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair karar Yüksek 19. Hukuk Dairesinin 28.12.1995 gün ve 1995/755-11686 sayılı ilamı ile Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin temyizine gelince, mahkemece son kez alınan 7.1.1994 tarihli ek bilirkişi raporu yeterli ve denetime elverişli olduğundan, dava bu rapora göre sonuçlandırılmalıdır. Ancak, davalı, davacının elinde teminat mektupları olduğunu, bunları zamanında nakde çevirmemekle borcunun çoğalmasına sebebiyet verdiğini ve davacının müterafik kusuru olduğunu savunduğuna göre, davacının BK.nun 98. maddesi yollaması ile aynı Kanunun 44. maddesine göre müterafik kusurlu olup olmadığı ve davacının faiz alacağından bir indirime gerek olup olmadığı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmeli gerekçesiyle bozulmuştur.
Taraf vekillerinin karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacının teminat mektuplarının ödenmesi için ilgili bankalara yazdığı yazılara olumsuz cevap alması üzerine bu bankalar aleyhine icra takibinde bulunmadığı ve davalı MEBTAŞ aleyhine dava açmayı tercih ettiği, davacının bir ölçüde davalının faizden doğan borç yükünün artmasına sebep olduğu, davacının dava konusu olayda %10 kusurlu olduğu, buna göre davacının her iki sözleşme nedeniyle 4.871.175.738 TL alacağı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.871.175.738 TL alacağın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ana paraya tekabül eden 2.462.035.967 TL'lik kısmına 1.11.1991 dava tarihinden itibaren aylık %10 faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 429.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubuyla temyiz eden davacıdan alınmasına, 175.362.330 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubuyla temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy