(818 S. K. m. 125) (6762 S. K. m. 1262)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.6.1997 tarih ve 219-391 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince, davalıya ait 13113 grostonluk gemiye kılavuzluk hizmeti verildiğini, gemi grostonu 11924 olarak gösterilmek suretiyle eksik ödemede bulunulduğunu ileri sürerek, taraf farkından doğan 1.585.682 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı, husumet ve esas yönlerinden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair karar Dairemizin 28.1.1997 gün ve 1996/8876 E, 1997/376 K sayılı ilamı ile Lloyd's Register Of Ships 1992-93 yılları katoloğunda gemi tonajının 13.113 GRT olduğu belirtildiğine göre, deniz hukuku uzmanı bilirkişiden sözü edilen bu kuruluş referansının mı, yoksa davalının dayandığı, Burcav Veritos Klas belgesinin mi kılavuzluk ücreti hesaplamasına esas tonaj miktarına temel oluşturacağının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzmanlığı belli olmayan bilirkişiden alınan raporla yetinilerek hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalı tarafın esasa cevap süresi içerisinde dermeyan ettiği zamanaşımı savunması hakkında öncelikle olumlu veya olumsuz bir karar vermek gerekirken, bu hususun da gözden kaçırılması doğru görülmemiştir gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, tekel hakkına dayanarak verdiği liman hizmetleri karşılığı alacağını talep etmektedir. Dava konusu uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklanmayıp, liman hizmetlerinden kaynaklanan bir alacağa ilişkindir. Yargıtay HGK. nun 11.10.1978 gün ve 1977/11-79-802 sayılı kararında da belirtildiği gibi; davacının tekel halinde verdiği hizmetler karşılığından doğan alacaklarından doğan talep hakkı BK.nun 125. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. TTK. nun 1262/son maddesinde düzenlenen zamanaşımı bu maddede belirtilen akitlerden ve alacaklardan doğan borçlarda uygulanabilir. O halde davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığının kabulü gerekir. Mahkemenin, Dairemizin 28.1.1997 günlü ilk bozma ilamında 1.bentte gösterilen hususlarda araştırma yaparak sonucuna göre karar vermesi gerekirken, alacağın süresi içinde istenmediği şeklindeki görüşü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy