(818 S. K. m. 251) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Zonguldak Asliye 2.Hukuk Mahkemesince verilen 30.4.1997 tarih ve 440-198 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyenin açmış olduğu ihaleyi kazanarak Kozlu Sahil aile bahçesinin müstecirliğini yaptığını, davalı belediyenin esaslı tamir ve tadilat nedeniyle tahliye istemiyle açmış olduğu davanın müvekkilinin bir yıllık geçici tahliyeyi kabul etmesiyle sonuçlandığını, ancak mecurun yeniden müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek 200.000.000 lira kar mahrumiyetinin 5.3.1991 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, müvekkili belediyenin mahkemece verilen geçici tahliye süresi içerisinde gerekli tamir ve tadilatın yapılamaması üzerine 7.5.1992 tarihinde taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince tahliye süresinin 1.6.1993 tarihine kadar uzatıldığını, bu tarihe kadar tazminat talep hakkı bulunamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ancak 1.6.1993 ile sözleşmenin bitim tarihi olan 1.8.1993 tarihleri arasındaki iki aylık dönem için tazminat talep edebileceğini, davacının zararın çoğalmasını önlemek için mecurun kendisine kiralamayacağını anladığı tarihten sonra aynı işi yapabileceği işyerini kiralamak için gerekli özen ve çabayı göstermek zorunda olduğunu, davacının yine belediyeye ait bir büfeyi işletmekte olması nedeniyle zararının bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran 22.835.000 lira zararın 5.3.1991 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 1.10.1975 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğu bu sözleşme uyarınca davalının çay bahçesini davacıya kiraladığı, davalı kiralayanın açtığı geçici tahliye davası sonucunda, Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 5.3.1991 gün E.1990/776 K.1991/91 sayılı ilamı uyarınca, zorunlu onarım nedeniyle davacının BK. 251. maddesi uyarınca mecurdan 1 yıl süre ile geçici tahliyesine karar verildiği 7.5.1991 tarihinde geçici onarım için çay bahçesinin davalı Belediye'ye teslim edildiği, taraflar arasında tanzim edilen 7.5.1992 tarihli tutanakla geçici tahliyenin 1.6.1993 gününe kadar uzatılacağı ve bu tarihte mecurun davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, davacının bu tutanağa uyduğu halde davalı kiralayanın uymayıp mecuru davacıya teslim etmediği anlaşılmaktadır.
Kesinleşen Sulh Hukuk Mahkemesi kararının davalıyı bağlıyacağı söz götürmez bir gerçektir. Böyle olunca yanlar arasındaki uyuşmazlığın BK. 251/1 hükmü çerçevesinde çözüme bağlanması gerekir. 6570 sayılı Yasa uyarınca verilen kesin boşaltma (tahliye) kararıyla kira sözleşmesinin sona ermesine karşın BK: 251/1 e göre oluşan geçici boşaltma kira sözleşmesinin sürdüğü o nedenle de bu zorunlu onarım süresi sonunda kiralayanın kiralananı geri teslim ile yükümlü olduğu çok belirgindir (Y.13.HD: 30.4.1987 E.2193 K.2630, Prof Dr. Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku, Özel Borç ilişkileri Cilt: 1 Yıl: 1974 Sh.487). Davalı, kiralananı davacının ihtarına rağmen teslim etmediği ve bu yeri Belediye Encümeninin kararı ile Belediye Hizmet Alanı ve Spor Alanına dönüştürdüğü anlaşıldığından davacının tazminat isteminde haklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Ne var ki mahkemenin tazminat hesabında yanılgıya düştüğü anlaşılmaktadır. Bu tür davalarda zararın belirlenmesi için söyle bir yöntem izlenmelidir. Evvelemirde taşınmazdan geçici tahliye edilen ve somut olay itibariyle bu yerin davacıya artık teslimine de davalının aldığı karalarla olanak tanınmadığı göz önünde bulundurularak kiracının geçici tahliyenin sona erdiği ve bu yerin davacıya teslim edilmesi gereken 1.6.1993 gününden itibaren normal koşullar altında aynı nitelikte yeni bir yeri ne kadar süre içinde kiralayabileceği tespit edilip davacının ancak o süre kadar tazminat isteyebileceği bilirkişi aracılığı ile tespit ettirilmek ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu kurallar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı gerekçe ile taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenler taraflara iadesine, 17.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy