(6762 S. K. m. 704, 730, 670)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesince verilen 9.12.1996 tarih ve 1104-1164 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, hamili bulunduğu Mehmet Ö. tarafından keşide edilen 30.000.000'er TL bedelli 2 adet çeki zayii etmesi nedeniyle İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesine ödeme yasağı ve çek iptali için dava açtığını, bu mahkemece tedbir konulup, ilanların yapıldığını, keşide tarihlerinin gelmesi üzerine davalı tarafından çeklerin mahkemeye ibrazından sonra ödeme yasağının kaldırılmasını talep ettiğini, bunun üzerine mahkemece ara kararı ile davalı aleyhine istirdat davası açmak için süre verildiğini, bu nedenle rızası dışında elinden çıkan ve davalı eline kanuni yolla geçmesi mümkün olmayan çeklerin davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çek üzerinde ciro zincirinin olmadığını, bu nedenle öncelikle davacının meşru hamil olduğunu ispat etmesi gerektiğini, çeklerin müvekkiline ciranta Salih B. tarafından ciro edilmek suretiyle verildiğini, keşideci ile davacının soy isimlerinin aynı olduğunu, kötü niyetle bu yola başvurduklarını, müvekkili iyi niyetli olduğundan bu davada hasım olamayacağını davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, davalıya çıkarılan meşruhatlı yemin davetiyesine rağmen yemine icap etmediğinden davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 730 md. delaletiyle aynı yasanın 670 nci maddesine göre, çeki elinde bulunduran müdahil Zühtü K'na karşı açılan çeklerin istirdadı davası açması için mahkemece davacıya verilen süre sonucu açılan istirdat davasıdır. Ancak, davacı ne çeklerin iptali için açtığı İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 95/715 E-1227 K sayılı dosyada, ne de dava dosyasında dava konusu çeklerin ne şekilde hamili olduğunu açıklamadığı gibi ispat yoluna da gitmemiştir. Zayi olan çekin istirdadı ile ilgili davada ispat yükü davacıdadır. Bu davada davacı senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Mahkemece ispat yükü davacıda olduğu halde davalıya icaplı yemin davetiyesi çıkarılarak ispat yükünü ters çevirir şekilde davalının yemine icap etmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy