(6762 S. K. m. 78,388)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.5.1997 tarih ve 87-319 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 17.2.1998 tarihinde davacı Av. N. Y. ile davalı Av. G. Ö. gelip, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin dava dışı Azarbaycan Devlet Neft Şirketi ortak iş yapmak için kurulan A. Petrol Müşterek Müessesesi İş Komitesi üyeliğini yürüten davacının 20.2.1997 tarihli yönetim kurulu kararı ile görevden alındığını, davacının görevleri ile ilgili olarak ve ortak olarak önemli maddi ve manevi yükümlülükler altına girdiğini, davalı şirketin yönetim kurulunun bundan sonra alacağı kararların davacıyı olumsuz yönde etkileyeceğini ileri sürerek görevden alınmasıyla ilgili 20.2.1997 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline, yönetim kurulunun görevden alınarak şirkete kayyım tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yönetim kurulu kararları hakkında iptal davası açılamayacağını, şirketin yönetim kurulunun halen görev başında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki delillere göre; davacının iptalini istediği ve davalı tarafından müşterek iş ortaklığına gönderilen 20.2.1997 tarihli yazının yetkili kişilerce imzalandığı ve bu yazı ile davacının temsilcilik görevine son verildiği, bu işlemin iptali için mahkemede doğrudan dava açılamayacağı, davacının bu işlem şirkette organ boşluğu bulunmadığından kayyım atanmasını gerektirir bir durumda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İptali talep edilen yönetim kurulu kararı dosyaya ibraz edilmemiş olmakla birlikte, dava konusu yönetim kurulu kararının davalı şirketten gönderilen 20.2.1997 tarihli yazının dayanağı olduğu tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Yönetim kurulu kararları hakkında iptal davası açılıp açılamayacağı tartışmalı bir konu ise de; mahkemece her şeyden önce davalı şirketin Ticaret Sicili dosyası getirtilip o tarihteki yönetim kurulu üyeleri belirlenmeli, ana sözleşme ve şirketin karar defteri de ibraz ettirilerek dava konusu yönetim kurulu kararının alınmasında toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığı ve bu yönden geçerli bir kararın bulunup bulunmadığı, re'sen araştırılmalı ve sonucu çerçevesinde bir karar verilmelidir. Mahkemece re'sen üzerinde durulması gereken bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 19.2.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy