(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-1) (556 S. KHK. m. 4, 7)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.6.1997 tarih ve 76-488 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 20.2.1998 tarihinde davacı avukatı M. I. ile davalı avukatı N. K. gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli V. markasının, davalı tarafından pazarlanan cam tuğlalarda V. olarak kullanılmak suretiyle iltibas yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve men'ini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Çek Cumhuriyeti'nde 35 yıl önce kurularak cam tuğla üretimini yapan V. Company Ltd. Duchcov şirketlerinin Türkiye mümessili olduğunu, bu markanın büyük ün yaptığını, emtiaların farklı olduğunu, arada iltibas bulunmadığını ve haksız rekabet durumunun oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre her iki markanın tescilli olduğunu, markaların yazılışı ve dizayn bakımından doğrudan bir benzerliğin bulunmadığı, davacının markasını kullandığı emtia ile davalı emtiasının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının dayandığı 23.5.1991 tarih, 127688 sayılı marka tescil belgesinde davacıya ait markanın lavabo, helataşı, klozetler, küvetler, rezervuarlar, rezervuar kapaklan, etejerler, sabunluklar, kağıtlıklar, eviyeler, kurnalar, ayaklar için koruma sağladığı, ilk tescilin 10.5.1968 tarihinde yapıldığı her iki marka arasında isim benzerliği bulunduğu ileri sürülerek, haksız rekabetin önlenmesi istenmiştir. Görüldüğü gibi davacıya ait bu markanın koruması altında, yer ve duvar seramiklerinin bulunmadığı esasen davacı tarafından üretilen yer ve duvar seramikleri ile ilgili açılmış bir davada bulunmadığı görülmüştür.
Davalıya ait V. markasının ise 12.3.1949 tarihinden beri dosya no.2291, sicil no.110588 numara ile Çek Cumhuriyeti Sanayi ve Mülkiyet İdaresi'ne kayıtlı olup, marka tescil belgesinde cam tuğla için tescil edildiği belirgin olup, davalının cam tuğlayı ithal ettiği anlaşılmaktadır.
Davalıya ait markanın 14.7.1967'de Stockholm'de imzalanan Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü Sözleşmesi uyarınca Cenevre'deki Dünya Fikri Mülkiyet Kurumu (WIPO)'na 2R.14255 numara ile tescilli olduğu, son yenilemenin 20.7.1989'da yapılıp, 2009 yılına kadar geçerli bulunduğu sabittir. Türkiye adı geçen anlaşmaya 31.5.1963 tarih, 244 sayılı kanunun 3. maddesinin verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu'nun 14.8.1975 tarih, 7/10540 sayılı kararnamesi ile katılmıştır. 556 sayılı KHK'nin 4. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yürürlüğe konulan milletlerarası anlaşma hükümlerinin bu KHK hükümlerinden daha elverişli olması halinde 3 maddede belirtilen kişiler, elverişli hükümlerin uygulanmasını talep haklarına sahiptir kuralı uyarınca Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü Sözleşmesi'ne Türkiye ve Çek hükümeti katılmış bulunduğundan, buradaki hükümlerin bu uyuşmazlığa uygulanmasında tereddüt etmemek gerekir.
Diğer taraftan Paris Anlaşması'na Çek Cumhuriyeti 1.1.1993 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti de bu anlaşmanın tüm metnini, Bakanlar Kurulu'nun 29.7.1994 tarih ve 94/5903 sayılı kararı ile kabul etmiştir (R.G. 23.9.1994, sayı 22060). Paris Anlaşması ile üye devletler, sınai mülkiyetin korunması hususunda bir birlik oluşturduklarından, bu birliğe dahil devlet vatandaşları, diğer bir devlette ikametgahı ya da müessesi bulunmasa dahi, sınai mülkiyet konusunda o devletin kendi vatandaşlarına tanıdığı haklardan yararlanma olanağına sahiptir. dairemizin kararlılık gösteren uygulamasında benimsendiği gibi tanınmış marka Türkiye'de tescilli olmasa bile korunacağı (Y.11.H.D. 4.11.1993 tarih, E.1992/5512, K.1993/7045, 11.3.1994 tarih, 1994/994-2013) sayılı kararlarda açıklanmıştır. Yukarıda özetlenen davalı markasının bu özelliği göz önüne alındığında, davacı markasından daha öncelikli korunacağı bile gerçektir.
Diğer taraftan davanın açıldığı tarihte (19.1.1996) Türkiye'nin katıldığı Nis Anlaşması ve 556 sayılı KHK'nin değişik 7/1-b bendinde belirtilen Ayni Tüm Mal ve Hizmetlerin Değerlendirilmesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tebliğine göre daha önce tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için tescil başvurusunda bulunacak kişinin tescil talebinin ret edileceği açıklanmıştır. Oysa davacının V. markası ile ürettiği ürünlerin 11 sınıfa, davalının ürettiği ürünün 17. sınıfa girdiği, farklı sınıflara dahil olup aynı grupta bulunmadığı gibi, davalının markasını tescil ettirdiği şekilde kullanıp iltibas yaratmadığı anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.03.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy