(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.7.1997 tarih ve 1121-680 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 20.2.1998 tarihinde davalı avukatı Ö. A. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Avusturya'daki alıcı firmaya gönderdiği, davalı şirkete sigortalı tekstil ürünlerinin araç dorsesinde çıkan yangın sonucu tamamen zayi olduğunu, davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 2.652.240 Avusturya Şilini'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden veya 1.030.474.807 liranın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının hasarı geç bildirdiğini, alıcı firmaların siparişlerini iptal ettikten sonra malların gönderilip, alıcı firmanın da sigorta ettirdiği malların hasar bedelinin tahsiline ilişkin talebinin Avusturya mahkemelerince reddedildiğini, yol kenarına korumasız olarak bırakılan aracın kuşkulu şekilde yandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak, davacının dava dışı taşıyıcı ve sürücüsü ile birlikte hareket ederek taşınan malları kasten yaktığı hususunun kanıtlanamadığı, dorsenin korunmasız olarak bırakılmasında sürücünün kusuru söz konusu olabilir ise de, bu hususun davacının tazminat talebini engellemeyeceği, hasarın geç ihbarının kasta dayandığının keza davalı yanca kanıtlanamadığı gerekçesiyle 2.650.240 Avusturya Şilin'inin ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak % 4.5 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak 27.5.1995 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan alınan ek rapor doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, rapor hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, bozma ilamında araştırılması istenilen hususları karşılamadığı gibi, mahkeme kararında da hükmün yasal dayanakları karar yerinde gösterilmemiştir. Yetersiz incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulamaz. Bu durumda yapılacak iş, dosyanın yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, davalı tarafın yanıt dilekçesi ve delil listesinde dayandığı, Avusturya'daki B. Sigorta şirketinin yaptırdığı ekspertiz raporu ve dayanağı belgeler Romanya İçişleri Bakanlığı Polis Komutanlığı'nın 30.9.1991 tarih Nr. 7/140060 sayılı olay tutanağı, aracın tamir servisine götürülmediği yolundaki dosya notu başlığı altındaki rapor, şoför beyanları ve diğer belgeler birlikte değerlendirilerek bozma ilamındaki açıklanan hususlar birlikte değerlendirilerek; olayın sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, teminat kapsamında kaldığının anlaşılması halinde dahi dorsenin korumasız bırakılmasındaki sürücü kusurunun, davacının tazminat talebini engellememekle beraber, bu kusurun davalı lehine indirim sebebi teşkil edeceği, keza sigorta ettirenin hasarı geç ihbarı herhangi bir kasta dayanmıyorsa, sigorta poliçesine göre tazminat isteyebileceği, ancak, sigorta ettirenin kusuru halinde de kusurun ağırlığına göre, davalı sigortanın ödeyeceği tazminattan indirim yapılabileceğinin göz önüne alınarak hasıl olacak sonuç Dairesi'nde bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy