(818 S. K. m. 83) (2004 S. K. m. 58) (YHGK 07.04.1993 T. 1993/13-41 E. 1995/145 K.) (YHGK 09.10.1996 T. 1996/19-391 E. 1996/671 K. )
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.7.1997 tarih ve 455-525 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.2.1998 gününde davacı avukatı N. Dedeoğlu gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Filtre San.ve Tic. A.Ş´ndeki 188018 adet nama, 96.232 adet hamiline yazılı hisse senedinin tamamını ve 21.2.1994 tarihli sözleşme gereği 225.000 DM ve bir yerli otomobil karşılığında davalıya satıp teslim ettiğini, ancak, davalının 12.205 DM dışında bir ödemesinin bulunmadığını, 212.795 DM´nin tahsili için gönderilen ihtarların sonuç vermediği gibi, davalının girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının dayandığı belgenin hisse devrine esas bir anlaşma niteliğinde olup, şirket ana sözleşmesinin 10. maddesi ile nama yazılı hisse senetlerinin devri koşullarına uymadığını, bu koşulların ortaklar arası devir işlemlerinde de geçerli olduğunu, davacının bu madde de yazılı koşulları yerine getirmediğini, senetlerin teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatı tutarı 89.161.10 DM´nin davalıdan tahsiline ilişkin karar Dairemizce icra inkar tazminatının yabancı para üzerinden hükmedilemeyeceği gerekçesi ile davalı yararına bozulmuş olup, bozma ilamına uyan mahkemece, sözleşme gereğince edimlerini yerine getiren davacının 212.795 DM asıl ve bunun 10.107.76 DM birikmiş faiz alacağı ile 99.000.000 TL Serçe marka otomobil bedeli alacağı olduğu, bu kesime ilişkin itirazın haksız olduğu, esasen bu hususların Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, uyulan bozma ilamı içeriğine göre asıl alacak 212.795 DM´nin takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 222.902.76 DM üzerinden ve alacak aslına icra takip tarihinden %6, 625 döviz faizi uygulanacak şekilde ve otomobil bedeli 99.000.000 TL´nın da 7.7.1994 tarihinden %85 ve değişen oranlarda reeskont faizi yürütülecek şekilde takibin devamına, alacak aslı 212.795 DM´nin takip tarihi kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı esas alınarak yapılan hesaplama ile %40 icra inkar tazminatı 2.051.939.626 TL´nin davalıdan tahsiline, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; Davacı vekili 21.12.1994 tarihli takip talepnamesi ile diğer talepleri yanında 212.795 DM ve bunun faizi 10.107, 76 DM toplam 222.902, 76 DM.ın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının ödenmesini istemiş ve takip tarihi itibariyle DM. kurunun 24.107 TL üzerinden 5.373.516.835 TL alacağının bulunduğunu bildirmiş, davalı borçlunun borca itirazı üzerine İİK. nun 67. maddesi uyarınca, işbu itirazın iptali davasını açmıştır.
Bilindiği gibi, İİK. nun 58/3 maddesinde yabancı para alacağının Türk parası tutarının takip talepnamesinde gösterileceği hususu kamu düzeni ile ilgili olup, emredici niteliktedir. Mahkeme ilamında yabancı paranın aynen tahsiline karar verilmiş olması, bu ilamın infazının istenmesi halinde de durum değişmeyecektir.
Diğer taraftan YHGK. nun 7.4.1993 gün E:1993/13-41 K:1995/145 YKD. Nisan 1994 sh:544 ve Dairemizin 10.11.1995 gün 1995/7475-8452 sayılı kararlarında belirtildiği gibi, yabancı para alacaklarında, yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası Efektif satış kuruna göre bulunacak Türk parası karşılığı üzerinden ilam harcı alınacağı benimsenmiş olup, takibin iptali davalarında da aynı ilkenin icra takip tarihine göre uygulanacağında kuşku duymamak gerekir. Nitekim davacı da yabancı para alacağının takip tarihindeki rayice göre Türk parası karşılığını takip talebinde açıklayıp bu miktar üzerinden harç yatırmıştır.
Öte yandan uygulamada icra inkar tazminatı olarak nitelendirilen bu tazminat türü, İİK. nun 67, 68, 68/a, 69, 72, 169/a ve 170 maddelerinde yer almış olup bu tazminatın amacı bir yönden borçluları dayanaksız bir şekilde icra takibine itiraz etmekten men etmek diğer dayandan ise itiraz yahut ihtiyati tedbir alınmak suretiyle durdurulan icra takibi nedeniyle alacağına zamanında kavuşmayan alacaklının bu sebepten kaynaklanan zararın ayrı bir davaya gerek olmaksızın giderilmesini sağlamaktır. Bu nedenle yasada icra inkar tazminatına taban olarak %40 oranı öngörülmekle yetinilmemiş alacaklının kanıtlaması halinde %40 üzerinde de tazminata hükmedilebilecektir. İnkar tazminatının bu özellikleri ve İİK. nun 58 nci maddesindeki açık hüküm karşısında dairemiz devamlılık arz eden uygulamasında, alacak yabancı para olsa bile icra takibine yapılan itirazın haksız olması halinde inkar tazminatının yabancı para olarak değil Türk parası olarak karara bağlanması gerektiğini kabul etmiştir. Y.11.H.D 11.10.1994 gün 1501/7392 Görüldüğü gibi, itirazın iptali davasının bu özellikleri karşısında burada sorun, BK.nun 83 maddesine 3678 sayılı Yasayla eklenen son fıkradaki yabancı para alacağının çeviri zamanından ziyade itirazın iptali davalarının takip hukukuyla ilgili bulunması nedeniyle uyuşmazlığın takip günü itibariyle çözümlenip çözümlenmeyeceği noktasında toplanmaktadır. İİK. nun 67. maddesi, alacaklının icra takibine karşı borçlunun itirazı üzerine duran takibin ve itirazının iptali ile takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davalarda, davanın müddeabihi ister TL´sı isterse yabancı para olsun bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında takip tarihi itibariyle haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Genel Hükümlere göre açılan alacak davalarında, davada haklılık durumu dava tarihi itibariyle tespit edilirken, İİK.dan kaynaklanan itirazın iptali davalarının sonuçları farklılık arz ettiğinden bu davalarda haklılık durumunun takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir. İİK 67 inci maddesinde açıklanan hükmolunan kelimesinden amacın yukarıda anlatılanlar bulunduğu açık olup aynı ilkeler YHGK. nun 9.10.1996 gün E:1996/19-391 K:1996/671 sayılı kararında benimsenmiş bulunmaktadır. Bu nedenlerle mahkemece yabancı para alacağının takip tarihindeki rayice göre Türk parası karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmakla, dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekili gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 203.589.324 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy