(818 S. K. m. 104) (1086 S. K. 74, 195, 202, 533)
Dava : ... İmport-Export Ltd. Şti. ile ... Çeltik Yağ San. Tic. A.Ş. aralarındaki davadan dolayı hakem kurulu tarafından verilen 8.7.1997 tarih ve 97/83 sayılı karar Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 6.10.1997 tarih ve 97/177 sayılı müzekkere ile Dairemize gönderilmiş olup, duruşmalı olarak Yargıtay`ca incelenmesi, davalı muk. davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 3.3.1998 tarihinde davacı avukatı M.N.S. ile davalı avukatı E.G. gelip, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 173.000 USD alacaklı olduğunu, esasen alacak ve miktarında uyuşmazlık bulunmadığını, taraflar arasındaki 17.3.1993 tarihli protokol hükümleri gereğince müvekkilinin davalıya buğday teslim etmesi gerektiğini, ancak davalının da sözleşmeye müteakip bir hafta içinde bankaya teminat vermesi gerektiği halde, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının haksız olmasına rağmen, müvekkili alacağı üzerinde hapis hakkını kullandığını bildirdiğini, bilahare zarar ve ziyanını tespit edip, bakiye miktarını çözeceğini bildirmesine rağmen, buna yanaşmadığını ileri sürerek, bu meblağın 17.3.1993 tarihinden yürütülecek % 16 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı davasında, sözleşmelerin şahıs firması ... İmport-Export ile imzalanmış olup, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşmeye uymayan tarafın davacı olduğunu, kaldı ki, devam edegelen ticari münasebetten doğan alacak-borçlar, takas-mahsup edildiğinde 3.311 USD borç kaldığını belirterek, asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, karşı dava ve takas-mahsup def`inin kabulü ile müvekkilinin talep edilen miktarda borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Hakem kurulu, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, taraflar arasındaki 17.3.1993 tarihli protokol hükümlerine göre davacının davalıya buğday getirmeyi taahhüt etmiş olup, teminat olarak da daha önceki ayçiçeği bedelinden doğan davacı alacağı 173.000 USD`nin davalı uhdesinde tutulduğu, ancak, davalının da buğday bedeli kadar teminat mektubunu bir hafta içinde davacıya teslim etmeyi taahhüt ettiği halde, bu yükümlülüğünü süresinde yerine getiremediği, daha sonra bazı uzlaşma görüşleri olmuşsa da, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, bu durumda davalının 173.000 USD`yi iade ile sorumlu olduğu, karşı davanın ise harçlandırılmadığından incelenemeyeceği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, 173.000 USD`nin davalıdan tahsiline, 25.6.1993 tarihinden yıllık % 7.6 ve değişen oranlardaki Dolar faizinin 25.6.1995 tarihinden % 50 temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı ve karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1 - Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazları HUMK`nun 533. maddesinde sayılan sebeplerden olmadığından ve ... İmport-Export firmasınca imzalanan sözleşmenin davacı şirket tarafından benimsenmiş olması karşısında, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 - Ancak, takas ve mahsup talebinin, mutlaka mukabil dava şeklinde değil, def`i olarak da ileri sürülmesi mümkündür. İlke olarak takas def`inin de diğer def`iler gibi 10 günlük cevap süresi içinde yapılması gerekir ise de, süresinde yapılmayan takas def`ine hemen karşı konmadığı takdirde, üstü kapalı olarak savunmanın genişletilmesine rıza gösterilmiş sayılır.
Somut olayda, davalıya dava dilekçesi 2.6.1997 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekili 10 günlük cevap süresinden sonra önce 19.6.1997 tarihinde ek süre talebinde bulunup, 23.6.1997 tarihinde de esasa cevap ile birlikte mukabil dava dilekçesini vermiş ve harçlandırmadığı bu cevap ve karşı davanın da takas def`inde bulunmuştur. Bu takas-mahsup def`ine davacı hemen karşı çıkmadığına göre, davalının bu savunması üzerinde durulmak ve savunmasını ispat imkanı verilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3 - Öte yandan kabul şekline göre de, davacı yabancı para alacağının % 16 faizi ile tahsilini talep etmiş olup, HUMK`nun 74. maddesine aykırı olarak talepten fazlaya ve yine BK`nun 104. maddesine de aykırı olarak faize faiz olacak şekilde yazılı olduğu gibi, hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2-3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 3.3.1998 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy