(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.6.1997 tarih ve 134-554 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 6.3.1998 gününde davalı avukatı gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketçe yurt dışından ithal edilen seramik emtiasının Almanya'dan Türkiye'ye davalı yanca karayolu ile taşındığını, tahliye sırasında emtianın bir kısmının hasarlı olarak teslim edildiğini, isteme karşın hasar bedelinin ödenmediğini, hasar bedelinin tahsili için icra takibi girişiminde bulunduklarını, ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket merkezinin İstanbul'da olduğunu, davaya bakmaya İstanbul Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, CMR, manifesto ve TIR karnesinden anlaşılacağı üzere taşımanın müvekkili tarafından yapılmadığını, ilk ve son taşıyıcının A... tarafından icra edildiğini bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın yetki ve husumet nedeniyle reddini savunmuş, 5.6.1995 tarihli dilekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalının zamanaşımı itirazının süresinde bulunmadığı, dava dilekçesi davalıya 13.3.1995 tarihinde tebliğ edilmesine karşın 5.6.1995 tarihli dilekçede zamanaşımı itirazında bulunduğu ve davacının savunmanın genişletilmesine izin vermediği, davalının, dava konusu taşıma ilişkisinde birinci taşıyıcı olup, taşıma bedeli olan navlunu aldığının belgelerle sabit olduğu, bilirkişilerce hasar bedelinin 5.535 olarak saptandığı ve davalının bu hasar bedelinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davalının haksız itirazının iptali ile, icra takibinin 203.466.600 TL üzerinden 13.12.1994 tarihinden itibaren işleyecek %64 reeskont faizi ile birlikte devamına, alacak likit nitelikte bulunmadığından %40 icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının süresinde yetki itirazında bulunmadığı gibi navlun faturasını da, kendi adına düzenlenmiş bulunmasına göre, taşıyıcı olarak kabul edilmesi gerektiğinden davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 5.492.780 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy