(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 1.7.1997 tarih ve 1102-609 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Ankara'daki müşterisine teslim edilmek üzere özel olarak hazırlanan malın davalıya teslim edildiğini, davalının bu malları kaybettiğini, maliyet değeri üzerinden davacının tanzim ettiği faturaya davalının itiraz etmediğini bedelin ödenmemesi üzerine hakkında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu kargonun teslim edilmek istenilmesine rağmen ne alıcının nede gönderenin kargoyu kabul etmediğini, bu konuda gönderilen 1.8.1996 tarihli ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, faturanın resmi yoldan tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, ihtarnameler, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının müşterisi Gama A.Ş. ile gerçekten bu malların alımı ile ilgili olarak bir sözleşme yaptığı ve daha sonra teslimin gecikmesi nedeniyle malları almaktan vazgeçtiği konusunda davacının delil ibraz etmediği, davacının düzenlediği faturadaki emtiayı sipariş üzerine yapmış olması halinde dahi, hayatın olağan akışına göre piyasada geçerli standart ve ebatlara göre hazırlanan çelik eteklerin ve tellerin başka bir alıcı bulamayacağı hakkındaki bilirkişi mütelaasının doyurucu olmadığı, 20.6.1996 tarihli ilk ihtarnamesinde dahi kaybolduğunu iddia ettiği kolilerin aranıp bulunması ve kendisine veya gönderilene teslimini istemek yerine doğrudan doğruya malın fatura bedelinin tazminini istemesinin iyi niyetli bir davranış olmadığı gerekçesiyle, davalının dava tarihinden öncesinden beri süre gelen kabulü veçhile dava konusu kolilerin davalı tarafça davacıya teslimine ve bu nedenle tazminata ilişkin takibe vaki itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 429.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubuyla temyiz edenden alınmasına, 29.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy