(6762 S. K. m. 82, 83)
Dava: Taraflar arasında açılan davadan dolayı Manisa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.9.1997 tarih ve 657-902 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili şirketin 30.5.1997 tarih ve 36916 nolu fatura ile davalıya mal sattığını, davalının KDV ile birlikte 23.000.000 TL borçlandığını, söz konusu faturanın davalıya tebliğ edildiğini ve itiraza uğramadığını, ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle icra takibi yaptıklarını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davetiye tebliğine rağmen, duruşmalara gelmediği gibi, cevap da vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının itirazının iptaline, takibin devamına, takip talebindeki işlemiş faiz miktarının 910.411 TL olduğuna, takip tarihinden itibaren faiz miktarının %57 olarak uygulanmasına, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 30.5.1997 tarih ve 23.000.000 TL bedelli fatura, Manisa 3. İcra Müdürlüğü'nün 97/1410 Esas sayılı dosyasına da davalıya ödeme emri ile tebliğ edilip itiraza uğradığına göre, satılan ve davalıya teslim edilen mal tutarının tespitine esas olamaz. Yine tacirler arası uyuşmazlıkta davacı tacir sadece kendi defterlerine dayanmış olsa bile, TTK'nin 82. maddesi uyarınca iki tarafın defterleri incelenmeden uyuşmazlık çözümlenemez. Taraf defterlerinin ne surette delil teşkil edeceği TTK'nin 83. ve ardından gelen maddelere göre değerlendirilmelidir. Dava konusu olayda davalı da tacir olduğuna göre, duruşmalara gelmese bile, sadece davacı defterleri incelenerek karar verilemez. Bu durumda; davalıya açıklamak tebligat yapılarak, defterinin ibrazının istenmesi ve defterlerin ibrazı halinde her iki taraf defterlerin incelenmeli ve davalı taraf defter ibraz etmediği takdirde davacı defterleri incelenerek karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu yön üzerinde durmadan, sadece davacı defterleri incelenerek hüküm kurması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 6.2.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy