(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 18.Hukuk Mahkemesince verilen 1.10.1997 tarih ve 819-536 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı olan davalıya ait aracın geçirdiği trafik kazası sonucu uğradığı 150.000.000 TL. hasar bedelinin davalıya ödendiğini, bu miktarın hasara yol açan üçüncü kişiden rucüen tahsili için açılan davanın ise davalı tarafından daha önce bu kişiye karşı açtığı davanın kabul edilmesinden dolayı reddedildiğini, böylece davalı tarafından müvekkilinin halefiyetten doğan haklarının ortadan kaldırıldığını ve aynı hasarın iki kez tazmin ettirildiğini ileri sürerek, 150.000.000 TL. hasar bedeli ve retle sonuçlanan dava ile ilgili yapılan 30.508.000 TL. masrafın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait araçta oluşan hasar tutarının 297.764.000 liralık olduğu, davacı sigortacı tarafından bu hasarın sınırlı bir bölümünün karşılanmasından dolayı kalan zarar bölümünün tahsili için sorumlular aleyhinde dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve celbedilen ilgili dosyalar kapsamına göre, trafik kazasında davalının 2/6, diğer araç sürücüsünün ise 6/8 kusurlu oldukları, davalının aracında oluşan 190.000.000 liralık hasarın karşı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden 142.500.000 TL. nin davalı tarafından açılan davalar sonunda hüküm altına alındığı ve daha önce davacı sigortacıdan 150.000.000 TL. tazminat alan davalının, üçüncü kişilerden tahsil ettiği 142.500.000 TL. nin davacıya iade etmekle yükümlü olduğu, davacının açtığı rucüen alacak davasının ise husumet yönünden reddedildiği, husumet yöneltmede yanılan davacının o dava ile ilgili olarak yaptığı masrafları davalıdan isteyemeyeceği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulü ile 142.500.000 TL. nin 15.7.1994 tarihinden itibaren %30 yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı sigorta şirketinin davalı sigorta ettirene sigortalı araç hasarını tazminen 150.000.000 TL. ödeme yaptıktan sonra, hasar doğuran trafik kazasına karışan karşı araç maliki ve sürücüsünden isteyebileceği miktarın, kusur dağılımı ve hasar tutarına göre 142.500.000 liradan ibaret, bulunmasından dolayı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı sigorta şirketinin, karsı araç sorumlularına karşı açmış olduğu TTK. nun 1301 maddesine dayalı rucüen alacak davası, daha önce davalı sigorta ettirence bu kişiler karşı açılan davanın 142.500.000 TL. üzerinden kabulle sonuçlanıp kesinleşmesi nedeniyle reddedilmiş bulanmakla, davacının yasal rücu hakkını kullanma olanağını ortadan kaldıran davalı aleyhine talep edilen söz konusu dava ile ilgili yapılmış yargılama giderlerinin kabulü gerekirken, aksine düşüncelerle bu talep kaleminin reddi doğru görülmediğinden, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın değinilen yön bakımından bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy