(6762 S. K. m. 1052, 1035) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.9.1997 tarih ve 1060-751 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının dış alımını yaptığı 22 adet 40'lık konteyner yükünün Le Havre'den İzmir limanına Geo Milev gemisiyle taşındığını ancak boşaltmanın geç yapılması nedeniyle demuraj alacaklarının doğduğunu, 7.140 DM alacağın 106 DM işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, davacı firmanın müvekkiliyle sadece liman içi hizmet ve İzmir-Çorum taşıma işi açısından anlaştığını ve alacağını aldığını, bu davayı açmaya hak ve yetkisi bulunmadığını ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş, TTK'nun 1052 nci maddesine göre boşaltma süresinin gönderilene ihbarından sonraki gün başlayacağını, davacının hesabında tatil günlerinin de boşaltma süresi içerisinde gösterildiğini, söz konusu alacak isteminin temeli satış işleminin CİF satış olduğunu, yükün boşaltılmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, boşaltma işleminin bizzat davacı firma tarafından yapılmış olması nedeniyle boşaltma süresi aşılmış olsa dahi bundan davacı firmanın sorumlu olduğunu, gümrükleme işlemine 13.1.1995 günü başlanabildiğini, buna göre boşaltma süresinin sonunun 23.1.1995 olduğunu, yükün ambara süresi içerisinde boşaltılmasına rağmen bizzat davacı tarafından kara taşımasının geç yapıldığını, davanın reddi ile %40 tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalıdan 7.140 Alman markı demuraj alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın iptali ve takibin 7.140 Alman markı üzerinden devamına, hüküm altına alınan alacağa %8 oranını aşmamak üzere devlet bankalarınca mark üzerinden açılan bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına uygulanan en yüksek döviz faizinin uygulanmasına, 87.584.942 TL %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık konteyner Demurrage- bekleme ücretinden kaynaklanmakta olup, boşaltma ve sürastarya kuralları, Deniz Ticaret Hukukunun, diğer hukuk dallarından farklı ve özellik arz eden önemli ilkelerindendir. Mahkemece hükme dayanak alındığı anlaşılan 14.5.1997 günlü raporunun Emekli Banka Müdürü- Hesap Uzmanı bilirkişi tarafından verildiği anlaşılmakla, bilirkişinin deniz ticaret hukuku alanında uzman olduğundan söz etmeye imkan bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca konşimentoda yer alan konteynerler geminin boşaltılmasından sonra birinci günü takip eden 7 günlük süre boyunca bedelsizdir cümlesiyle anlatılmak istenilenin boşaltma süresi mi, yoksa sürestarya müddetini mi amaçladığı hususu ve ne anlama geldiği mahkemece gerekçeleri gösterilip tartışılmamıştır. Bu durumda, dosyanın deniz ticareti hukukunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetine tevdii ile konteynerlerin boşaltma müddetinin saptanması ile varsa davacı demurrage alacağının belirlenmesi gerekirken, yetersiz araştırmaya dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacının demurrage alacağının 3000 DM olarak hesaplanmış olmasına rağmen, mahkemece gerekçesi gösterilmeksizin 7140 DM demurrage alacağına hükmedilmesi de doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy