(6762 S. K. m. 56, 57) (556 S. KHK. m. 6, 11, 9, 42)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Sivas Asliye 1.Hukuk Mahkemesince verilen 8.7.1997 tarih ve 1250-326 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına tescilli Hacı Kasımoğulları markasını, davalının ünvanın da ve ürünlerinde kullanarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitini ve markaya yapılan tecavüzün önlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kullandığı işletme adının "Ünlü Hacı Kasımoğlu Börek, Baklava Pasta Salonu" olduğunu, davacı adına tescilli marka ve ünvanla iltibasa yer vermediğini, 1992 yılından beri aynı ünvanla ticari faaliyet gösterip, uzun süre sonra dava açılmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, daha önce birlikte çalışan ve bilahare birbirinden ayrılan iki ortaktan birinin diğerine karşı açtığı bu davada, dava konusu markanın taraflarca öteden beri kullanıla geldiği, ünvanlarının birbirine karışmadığı, renk ve ambalajların farklı olduğu, davalı adına tescilli bir marka da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinden müvekkili şirket adına tescilli "HACIKASIMOĞULLARI" markası adına altında ürettiği ürünlere, davalının işyerinde ve ürünlerinde kullandığı aynı markayı kullanarak haksız rekabet yarattığını ileri sürmüş ve markaya tecavüzün önlenmesini istemiştir.
Dava tarihi itibariyle, konunun 27.6.1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 sayılı markaların korunmasına dair kanun hükmünde kararname çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı adına kayıtlı marka bulunmakla beraber, davalı adına tescilli marka bulunmamaktadır. Bu durumda tescilli markanın korunması gerekir. Taraflardan bu konudaki delilleri istenilmeli, gerekiyorsa uzman bilirkişi kurulundan da rapor alınmak suretiyle davalının ürünlerinde kullandığı poşet, ambalaj, tabela, basılı evrak vs. gibi emtiaların davacı markası ile iltibas yaratıp yaratmadığı davalının haksız rekabette bulunup bulunmadığının tespiti ile hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 9.2.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy