(1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 7.10.1997 tarih ve 277-626 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine kasko sigortalı ile sigortalı 34 ... 22 plakalı aracın karayolları ekibinin yeterli tedbir almadan temizlik çalışması yaptığı işaretleme ve ikazın yetersiz kalması nedeniyle virajdan çıkan araçların yolun sağına konulmuş, hanileri zamanında fark edememeleri nedeniyle yavaşlayamamaları sonucu 3 aracın zincirleme çarpışmalarına yol açıp hasarlandığını ileri sürerek sigortalılarına ödedikleri 65.246.609 TL tazminatın ödeme tarihi olan 10.5.1994 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hizmet kusuruna dayanılarak açıldığını, bu nedenle idari yargının görevli olduğunu, öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin de olayın olduğu yer idari yargı mahkemesinin olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili idarenin kusuru olmadığını husumet nedeniyle de davanın reddini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile davalının % 50 kusur oranına göre 31.500.000 TL alacağın davalıdan tahsil edilerek, davacıya verilmesine ve ödeme tarihi olan 10.5.1994 tarihinden itibaren yasal % 30 faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada davalının yol temizleme çalışması yapılan mahalde gerekli işaret, işaretleme ve işaretçiler yönünden yeterli önlem alıp ya da aldırmadığı nedeniyle meydana gelen kaza nedeniyle sigortalı aracın uğradığı hasarın rücuen tazminatı istenilmiştir. Davacı, davalı idarenin hizmet kusuruna dayanmıştır. İdarenin kusurundan dolayı açılan tazminat davalarında ise İdare Mahkemeleri görevli olduğundan, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yargılamaya devam edip, hüküm kurması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.2.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy