(1086 S. K. m. 185, 186)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 25.6.1997 tarih ve 534-443 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, müvekkilinin davalı şirkete 13.7.1996 tarihinde 20 adet üçlü bayan takımı alım-satımı konusunda sipariş verdiğini, sipariş bedeli olarak 30.10.1996 tarihli çek verdiğini, ancak istenen takım elbiselerin kendilerine teslim edilmediğini ileri sürerek, sözü edilen çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın davalının ikametgâhı olan Konya Mahkemelerinde açılması gerektiğini, dava konusu elbiselerin davacıya teslim edildiğini, değiştirmek için getirildiğini onların yerine başka emtianın teslim edildiğini, açtığı karşı dava ile 50.000.000 lira manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı şirkete 20 adet üçlü takım elbise siparişi verildiği, sipariş tarihinin 13.7.1996 olduğu, davalı şirketin sipariş edilen elbiseleri göndermeyip, yerine başka elbiseler gönderdiği, gönderme tarihinin 10.10.1996 tarihli olduğunun fatura sevk irsaliyelerinden anlaşıldığı, tarafların aralarında anlaştığı, davacının davalıya 28.1.1997 tarihli çek verip bedelini ödediği, taraflar arasında bir borç alacak kalmadığı beyan eden davacının davayı takip etmeyeceğini bildirdiği, davalı vekilinin karşı dava olarak 50.000.000 lira istemiş ise de, davacı davasından vazgeçtiğinden davalının davasının reddi, anılan davanın HUMK. 409 maddesi gereğince açılmamış sayılacağı gerekçesiyle, asıl davanın HUMK. 409. maddesi uyarınca, açılmamış sayılmasına, sübut bulmayan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı vekili açtığı karşı dava ile davacının açmış olduğu dava nedeniyle, ticari itibarının sarsıldığını ve manevi zarara girdiğini ileri sürmüştür. Davacı, davalı ile anlaştığını ve davasını takipten vazgeçtiğini bildirmiş ise de, davalı vekili müvekkilinin davacı ile anlaşmadığını ve kendi davalarını takip edeceğini beyan etmesine göre, davalı vekiline karşı dava yönünden ne şekilde manevi zarara uğradıklarına ilişkin kanıtlarının nelerden ibaret olduğu sorulup, toplanmak ve sonucuna göre, karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy