(818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.1997 tarih ve 245-554 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 15.5.1998 tarihinde davacı avukatı Ş.E. ile davalı avukatı A.K. gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra, vaktin darlığından ötürü, işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesindeki hesabının dava dışı A.T. tarafından sahte kimlik kullanılarak başka bir şubeye aktarıldıktan sonra paranın çekildiğini ve davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, 35.500 Alman Markı'nın en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilgilinin nüfus cüzdanına göre ödeme yapıldığını, parayı çeken şahsın davacı talimatıyla hareket ettiğini bildirdiğini ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 5.3.1997 tarih ve 1081-1377 sayılı ilamda yazılı gerekçeyle ve eksik incelemeye işaret edilmek suretiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre davalının ihmal ve kusuru sonucu yanlış ödemede bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacının kimlik ve hesapları hakkındaki bilgilerin aynı soyadlı dava dışı A.T.nin eline geçmesinde kusurlu olduğu, eğer bu hususta gerekli özen ve dikkati gösterseydi zararına yol açan eylemlerin gerçekleşmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle kusurlu hareketleri ile zararın doğması arasında illiyet bağının kurulduğu, bu hareketlerin sonuca etkisinin davalının hatalı davranışlarıyla aynı düzeyde bulunduğu ve her iki tarafın eşit oranda kusurlu olduğu gözetilerek, BK'nin 44. maddesi uyarınca davacının % 50 oranındaki müterafik kusuru nazara alınmak suretiyle, istenen tazminatın tenkisi yoluna gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümden kabulü doğru olmadığından kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin temyiz itiarzlarının kablüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 30.000.000 liraduruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.5.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy