(2918 S. K. m. 91, 99)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 27.10.1998 tarih ve 517-1199 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A.S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılara ait aracın zorunlu trafik sigortasının müvekkili şirketçe yapıldığını, söz konusu aracı alkollü olarak kullanan davalı A.'nın sebep olduğu kaza sonucu kusursuz 3. kişiye tazminat ödenildiğini ileri sürerek, müvekkili şirket zararı 169.750.000 liranın 3. kişiye ödeme tarihi 23.10.1997 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davaya cevaplarında, sırf alkollü araç kullanmanın teminatı kaldırmayacağı aynı zamanda sürücünün güvenli araç kullanma yeteneğini de kaybetmiş olmasının gerektirdiğini ileri sürerek, faiz başlangıç tarihi ile oranına itiraz etmişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davanın kabulü ile 169.750.000 lira tazminatın ödeme tarihi 23.10.1997 tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Dava, davacı sigortacının 3. şahsa ödemiş olduğu tazminatın Karayolları Trafik Kanunu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının 4/d maddesine göre davalılardan istirdatı istemine ilişkindir.
Poliçe genel şartlarının zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı başlıklı 4/d maddesinde, tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olayı yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa işletene rücu edilebileceği belirtilmiştir. Bu sebeple sürücünün aldığı alkolün promil oranlarının doğrudan doğruya sonuca etkisi yoktur. Bu durumda mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve bir trafik uzmanı bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak bu kaza ve hasarın münhasıran sürücünün aldığı alkolün tesiri altında ileri gelip, gelmediğini tesbiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, bu hususta yeterli açıklama içermeyen bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
2 - Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no.lu bendde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2 no.lu bendde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 08.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy