(818 S. K. m. 142) (2918 S. K. m. 88)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 4.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 4.11.1998 tarih ve 216-641 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve Zorunlu Trafik Sigortacısı olduğu araçların müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasarlandırması nedeniyle sigorta ettirene 237.649.000 lira ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı O. Sigorta AŞ vekili, poliçe ile ilgili yeterli bilgi verilmesini istemiştir.
Davalı T.G. Sigorta AŞ vekili, üçlü kaza nedeniyle garameten ödeme yapılmasının söz konusu olduğunu bildirmiştir. Diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, olayda davalı Ferhat A.'ın %25, Mehmet Ö.'in %75 oranında kusurlu olup, haklarındaki dava atiye bırakılan Cengiz Y. ve Mehmet Ö.dışındaki davalıların bu kusur oranlarına göre zarardan sorumlu oldukları gerekçesi ile, kusur durumuna göre 59.412.228 liranın davalılar Kaya A, Ferhat A. ve G. Sigorta AŞ den müteselsilen, sorumluluğu poliçedeki limit ile sınırlı olmak üzere 178.236.682 liranın diğer araç sigortacısı O. Sigorta AŞ'den 19.2.1997 tarihinden yürütülecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zincirleme trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen hasar tazminatının ilgilisine ödenmesi sebebiyle rucüen tazminata ilişkindir. BK.nun 142.maddesi hükmüne göre birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müteselsil sorumlu olacakları gibi, yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesi gereğince, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü bir kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumludur. Olaya sebebiyet veren davalılara ait araç sürücülerinin kusur durumları gerektiğinde ileride görülecek birbirlerine karşı açacakları rücu davasında ele alınabilecektir. Bu durumda mahkemece, talep de nazara alınacak davalıların müteselsilen sorumlu olacak şekilde hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy