(818 S. K. m. 83) (3095 S. K. m. 4)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın Konya Asliye 1. Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 13.10.1998 tarih ve 730 - 645 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı olan araca, davalıya ait araç tarafından meydana gelen kazada hasar verildiğini, sigortalısına 66.500 Fransız Frangı ödeme yapıldığını ileri sürerek 66.500 Fransız Frangının aynen, veya fiili tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının faizi ile tahsilini dava etmiştir.
Davalı Mustafa Bilge davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı Mustafa Bilge'nin olayda %75 oranında kusurlu olduğu, hasarın 66.500 Fransız Frangı olarak hesaplandığı gerekçesiyle davalının kusuruna düşen 49.875 Fransız Frangının Mustafa Bilge'den aynen alınmasına, aynen ifa mümkün olmadığı takdirde, 384.336.750 TL. nin ödeme tarihi 31.1.1995 tarihinden itibaren kanuni faizleri ile tahsiline, tazminatın haksız fiilden doğmuş olması nedeniyle döviz faizi uygulanması talebinin reddine, davalı Tam Sigorta A.Ş. yönünden davalının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Borçlar Kanunu'nun 83. maddesine, 2678 sayılı Yasa ile eklenen son fıkrası gereğince taraflar arasında sözleşme olmasa dahi, davacının sigortalısına ödemeyi döviz cinsinden yapmış bulunmasına göre ödediğini aynen veya yabancı paranın fili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL. cinsinden isteyebilir. Bu paraya yürütülecek faize gelince; istek yabancı para olduğundan 3095 sayılı Yasa'ya 23.11.1990 gün 3678 sayılı yasa ile eklenen 4/a maddesine göre yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağından mahkemece hüküm altına alınacak yabancı para için Devlet Bankalarından bu yabancı paraya 1 yıl vadeli mevduata ödenecek faizlerin tesbiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Kabule göre de, hükmolunan tazminata uygulanacak faiz oranının da kararda belirtilmemesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy