(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 4.11.1998 tarih ve 1012-1139 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkile kasko sigortalı araca davalıya ait aracın çarparak hasarlandırdığını, hasar bedeli olarak 1.300.000.000 liranın 17.4.1997 tarihinde sigortalıya ödendiğini, olayda davalının asli kusurlu olduğunu ileri sürerek, TTK. 1301. maddesi uyarınca sigortalıya yapılan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rucüen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sigorta şirketi vekili, poliçe limitlerinin 250.000.000 lira olup, davadan önce müvekkile başvuru yapılmadığından davanın açılmasına neden olmadıklarını ileri sürerek masraf ve ücreti vekaletten sorumlu tutulmamalarını istemiştir.
Davalı Gürbüz vekili, istenen hasar bedelinin fahiş olduğunun, olayda sigortalı araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, olayda davalının 7/8 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle sigortalı araçta 438.000.000 liralık hasar meydana geldiği davalının kusur oranına isabet eden zarar miktarı olan 383.250.000 liradan 250.000.000 liranın davalı sigorta şirketinden tahsil edildiği, bakiye 133.250.000 liradan davalı Gürbüz'ün sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 133.250.000 liranın 17.4.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Gürbüz'den tahsiline, diğer davalı hakkındaki davada karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kusur raporundaki saptamaların kazanın oluşuna uygun bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, sigortalı araçta kaza nedeniyle oluşan hasar miktarının saptanması açısından alınan ilk rapora davalı tarafça itiraz edilmemiş olup, bu rapor davalı açısından kesinleşmiştir. Buna rağmen davacı vekilinin itirazı üzerine alınan ve ilk rapordaki hasar bedelinden daha düşük değer içeren 2.bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy