(6762 S. K. m. 57) (556 S. KHK. m. 9, 61)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 17.9.1998 tarih ve 316-377 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin gıda sektöründe faaliyet gösteren ünlü bir şirket olduğu, ürünleri arasında hazır kahve ve kahve kremalarının önemli yer tuttuğunu, hazır kahve kremalarında Coffee Mate markasını kullandığını ve bu markanın tüm dünyada ve 1987 yılından bu yana Türkiye'de de tescilli olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının da pazarladığı hazır kahve krema ambalajlarında müvekkili markasının Türkçe okunuşu olan Kefemet sözcüğünün kullanıldığını, bu hususun marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet olduğunu ileri sürerek, davacı markasının tanınmış marka olduğunun ve davalı eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespit ve men'ine 50.000.000 lira manevi ve 150.000.000 lira maddi tazminatın davalıdan tahsiline ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalı markası ile müvekkilinin unvan ve ürünlerinde kullandığı sözcüklerin yazılış, okunuş, fonotik yönden farklı olduğunu, kökeni belirleyici Kafe sözcüğünün herkes tarafından kullanılabileceğini, diğer sözcüklerin ise firma sahiplerinin isimlerinden kısaltmalar olduğunu, haksız rekabet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere bilirkişi raporuna nazaran, Türkiye'de de tescilli olan davacı markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlandığı, davalının unvan ve ürün ambalajlarında kullandığı Kafemet sözcüğünün okunuş bakımından benzerlik göstermesi nedeniyle iltibasa neden olacağı, bu nedenle davalı eyleminin KHK/556 9/b, 61 a, TTK.57/5 maddeleri gereğince davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın ONANMASINA, 7.200.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edene iadesine, 16.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy