(6762 S. K. m.1299) (2918 S. K. m. 92)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 15.9.1998 tarih ve 815-570 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 11.9.1995 tarihli dava dilekçesi ile davalı Behzat C.'e karşı açtığı davada müvekkillerinin murisi olan Hasan D.'a davalının çarparak ölümüne sebep olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000.000.- lira maddi ve 260.000.000.- lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, 8.5.1996 tarihli dava dilekçesi ile davacı Hanım D. adına davalı Ş. Sigorta A.Ş.'ne karşı açtığı davada davalı aracın sigortacısı olduğu, kaza nedeniyle 10.000.000.- lira tazminat aldıklarını oysa sigorta limitinin 200.000.000.- lira olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 70.000.000.- lira'nın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş her iki dava birleştirilerek görülmüştür.
Davalı Behzat C. cevabında, murisin duran arabaların arasından fırladığını, kusuru bulunmadığını, istenen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevabında davalının isteyebileceği azami tazminatın miras payına göre 50.000.000.- lira olduğunu, davacının 10.000.000.- lira alarak kendilerini ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda davalının % 80 kusurlu olduğu davacı eş'in 1.596.907.277.- lira, davacı Meral'in 111.425.465.- lira destekten yoksun kaldıkları davacı tarafa 10.000.000.- lira sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olduğu, taleple bağlı kalınması gerektiği, manevi tazminatın talep gibi karşılandığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı Hanım için 61.000.000.- lira, davacı Meral için 1.000.000.- lira maddi tazminat ile toplam 260.000.000.- lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Behzat C. vekili ile davalı Ş. Sigorta vekili temyiz etmiştir.
Dava, ölümlü trafik kazası neticesinde ölenin mirasçıları tarafından açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar Behzat C. ve Ş. Sigorta A.Ş.'nin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı Behzat C. vekilinin temyizi yönünden; Davacı vekili, davalı Behzat'a karşı 11.9.1995 tarihli dava dilekçesi ile açtığı davada müvekkilleri için 5.000.000.- lira maddi ve toplam 260.000.000.- lira manevi tazminat istemiş olmasına rağmen, bu davalıyı açılan ikinci davadaki istenen maddi tazminat miktarından da sorumlu olacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Davalı Sigorta Şirketi temyizi yönünden ise, Davacı vekili, davalı sigorta şirketine karşı 8.5.1996 tarihli dava dilekçesi ile müvekkili Hanım D. adına açtığı davada bu davalıdan manevi tazminat istemi bulunmamasına rağmen davalı sigorta şirketinin de hükmedilen manevi tazminattan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Kaldı ki Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin f bendi ile Zorunlu Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 3. maddesinin e bendi uyarınca manevi zararlar sigorta teminatı dışında tutulmuş bulunmaktadır.
4- Bunun yanında; TTK.'nun 1299. maddesine göre sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma rizikolarına ait sigortalar dahil, bütün mal sigortalarında, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun 1292. madde hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. O halde, mahkemece davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği tespit edilmeli, düşürülmüş ise Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları getirtilmek suretiyle 12. maddeye göre ödeme yükümlülüğünün ne zaman başladığı tespit edilerek faiz başlangıç tarihinin buna göre tayini gerekirken yazılı olduğu şekilde davalı sigorta şirketi hakkında olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle her iki davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle her iki davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy