(818 S. K. m. 106, 187, 211) (6762 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 284) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 7.10.1997 tarih ve 641-697 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.5.1998 gününde davalı avukatı Tijen ...... gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki 1.1.1994 tarihli satım sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalıya toplam 300 tonluk alüminyum levha siparişi vererek bedellerini 11 adet ve tutarı (7.289.850.000) lira ve 12 adet tutarı (8.440.080.000) lira olan çekler ile ödediğini, buna karşılık davalının sadece 104 ton teslimat yaparak 1994 Nisan ayı ortalarında sözleşmede uyarlama yapılmasını teklif ettiğini, bu tekliflerinin kabul edilmeyeceğinin bildirilmesine rağmen davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin üçüncü kişilere kendi taahhütlerini yerine getirebilmek amacıyla başka firmalardan aynı emtiayı daha fazla fiyatla satın almak zorunda kaldığını, davalının müvekkilinden aldığı çekleri iade etmediğini ileri sürerek, şimdilik (2.070.442.730) lira zararın en yüksek ticari faizi ile tahsilini, (13.678.200.000) lira meblağlı çeklerin iadesini, birleşen davada da, (5.675.844.000) lira zararın reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının teslim edilen mallara ilişkin halen (2.976.237.468) lira borcunu ödemediğini, kendi edimlerini yerine getirmeyen davacının böyle bir talepte bulunamayacağını, olağanüstü ekonomik kriz nedeniyle sözleşmenin uyarlanması tekliflerinin yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalıya sipariş edilen ve bedeli çekler ile ödenen toplam 300 ton alüminyum rule'den sadece 104.231. kg.nın teslim edildiği, her ne kadar davalı mücbir sebep ileri sürerek sözleşme şartlarının değiştirilmesini istemiş ise de, mücbir sebep şartlarının oluşmadığı, teslimden kaçınan davalının BK.nun 211. maddesinden yaralanamayacağı, BK.nun 106-187 ve TTK.nun 20/3 gereğince kesin vadeli satımdan dolayı temerrüt ve aynı malı davacının başka yerlerden olmasıyla oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu, davacının kısmen edimini yerine getirmemiş ise de, bunu alacağından takas edip farkı isteyebileceği, asıl davada davacı en yüksek ticari faiz istemiş olup, bunun artık reeskont faizi olarak kabulü gerekeceği sonucuna varılarak, asıl davanın kısmen kabulüne, (2.070.442.730) lira tazminatın 4.5.1998 tarihinden yürütülecek %98 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile tahsiline, çeklerden dolayı davacının (10.664.307.000) lira borçlu olmadığının tespitine, ancak çekler ciro edildiğinden iade talebinin reddine, birleşen davanın da kısmen kabulüne, asıl alacak (2.244.937.270) liranın dava tarihinden %64 ve değişen oranlarda faiz yürütülmek üzere (3.082.388.668) liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve En yüksek ticari faiz isteminin artık reeskont faizi istemini içerdiğinin kabulü gerekmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı ikame alımlarının rayice uygun olmadığını itirazen ileri sürmüş olup, hatta davacı vekili de, 1.2.1996 tarihli dilekçesinde; mahkemece gerek görüldüğü taktirde sanayi odasından sorulabileceği ve ek bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği belirtilerek bu itiraza muvafakat edilmesine rağmen, mahkemece, bu savunma üzerinde durulup, ikame alımlarının rayice uygun olup olmadığı hususundaki taraf delilleri toplandıktan sonra gerektiğinde bu alanda uzman kişilerin de dahil edilerek bilirkişilerden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 30.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy