(818 S. K. m. 158) (743 S. K. m. 727) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Bahçe Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 31.10.1997 tarih ve 76-110 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 26.9.1988 tarihinde beyaz ürün bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre, bayiin ofisçe çıkartılacak genelge ve talimatlara uymak zorunda olduğunu, bayiin ofisten aldığı maddelerin değiştiremeyeceği ve 2.2.1993 tarihli genelgeye göre, bayiin Ofisçe üretilen ürünler dışındaki karışık menşeli ürünlerin pazarlandığı anlaşılırsa 50.000.000 TL para cezası uygulanacağının belirtildiğini, buna karşın davalının standartlara uygun olmayan ürünler pazarladığının tespit edildiğinden, davalıya kesilen 50.000.000 TL para cezasını ödemediği bu paranın tahsili için girişilen icra takibine borçlunun yapmış olduğu itiraz ile takibin durduğunu ileri sürerek, yapılan itirazın iptali ile, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunu, 1993 yılında sona erdiğini, 1995 yılında akaryakıt istasyonunun başkasına kiraya verildiğini, sözleşme sona erdiğinden genelgenin kendilerini bağlamayacağını, davanın bu nedenlerle reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında 26.9.1988 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi yapıldığı, sözleşme süresince ofisçe çıkarılmış ve çıkarılacak genelgelerin sözleşmenin bir eki olduğunun belirlendiği, Ofis Genel Müdürlüğü'nce 2.2.1993 tarihli genelge ile Ofis haricinden mal alan veya karışık menşeli mal pazarladığı tesbit olunan bayilere 50.000.000 TL para cezası kesileceğinin kabul edildiği, 24.3.1995 tarihinde benzin istasyonunda yapılan incelemede alınan numunenin benzin şartnamesine uygun olmadığının anlaşıldığı, oysa taraflar arasındaki sözleşmenin 26.9.1993 tarihinde 5 yıllık süresinin son bulduğu ve yeni bir sözleşme yapılmadığı, genelgenin bayii bağlaması için sözleşmenin devamı gerektiği, dava konusu karışık menşeli ürünlerin sözleşme sona erdikten sonra pazarlandığının tesbit edildiği, bu tarihte istasyonu davalının çalıştırmadığı, sözleşme sona erdikten sonraki dönemde davalıyı sözleşme hükümleri gereğince sorumlu tutmanın hukuken mümkün olmadığı, sözleşmelerin akdedildikleri ve devamı kararlaştırılan sürelerde geçerli olduğu, sözleşmenin 26. maddesinde 15 yıl süreli intifa hakkı tanınmasına ilişkin hüküm olduğu iddia edilmiş ise de, intifa hakkının kabulünün sözleşmenin devamı anlamına gelmeyeceği ve intifa hakkı tanınmasının dava konusu ceza ile ilgisi bulunmadığı ve sözleşme yenilenmediği ve kendiliğinden yenileneceğine dair hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve taraflar arasındaki sözleşmenin zımnen uzatıldığına dair davacının bir iddiası olmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy