(1163 S. K. m. 21, 22)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Burdur Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 29.12.1997 tarih ve 194-512 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif genel kurulunca daha önce değer tesbit komisyonu oluşturulmasına karar verildiğini ve 28.10.1995 tarihinde değer takdir komisyonunun hazırladığı raporun ortaklara tebliğ edilip kesinleşmesine karşın yeniden bir değer takdir komisyonu oluşturulduğunu, yeni komisyonun hazırladığı değer raporunun ortaklara 30.4.1997 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin 14.5.1997 tarihli dilekçe ile yönetim kurulu başkanlığına itiraz ettiğini, yönetim kurulunun yeniden takdir komisyonu oluşturması gerekirken bunu yapmadığını, 29.4.1997 tarihli değer tesbit komisyonunun daha önce kesinleşmiş olan raporun varlığını, dükkan büyüklüğü, ceple, ticari merkeze olan mesafe gibi değere etkili olabilecek unsurları yeterince dikkate almadığını ileri sürerek, 29.4.1997 tarihli değer takdir komisyonun değerlendirme tablosunun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan, ikinci kez değer tespiti yapılması için genel kurulca karar alındığını, kararın oybirliği ile verildiğini, kararın iptalinin istenmediğini, davacının itirazının kıymet takdirine değil, komisyon üyelerine olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, takdir komisyon raporundan 15 ay sonradan yapılan olağan genel kurulda yeniden değerlendirme isteminin göz önüne alınmadığını, genel kurulun ilk normal toplantısında sağlıklı şekilde yeniden bir takdir komisyonu oluşturması gerektiğinin bildirdiği, tüm ayrıntıları dikkate alacak şekilde yeniden bir değer takdiri yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 29.4.1997 tarihli değerlendirme kurulundaki rapora yapılan itirazın kabulüne ve yeniden takdir komisyonu oluşturulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı kooperatifin 28.10.1995 tarihli takdir komisyonu raporu ile şerefiye bedellerinin kesinleştiğini, buna karşın davalı kooperatifin yeni bir komisyon oluşturup, yeni bir değerlendirme yaptığını, ancak bir komisyon kararı varken yeni bir komisyon oluşturmanın doğru olmadığını, ayrıca yeni komisyon üyelerinin tarafsız olmadığını ileri sürerek, ikinci takdir komisyonu raporunun iptali ile yeni bir komisyon oluşturulmasını talep etmiştir.
Oysaki, kooperatifin en yetkili karar organı olan genel kurulun 19.1.1997 tarihli toplantısının 10. gündem maddesinde, eski komisyonun belirlediği şerefiye bedellerinin iptal edilmesine ve yeni komisyon oluşturulması yetkisinin yönetim kuruluna verilmesine oybirliği ile karar verildiği, söz konusu toplantıya davacının katıldığı muhalif kalmadığı ve kararın iptali için bir dava açmadığı dosya kapsamından anlaşıldığına göre, yeni takdir komisyonu oluşturulmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Öte yandan davacı, davalı kooperatife süresi içerisinde verdiği 14.5.1997 tarihli itiraz dilekçesinde, 2.değerlendirme komisyonuna itiraz ettiğini bildirmiş ise de, komisyon üyelerinin tarafsız olmadığı konusunda bir kanıt ibraz etmediği gibi, söz konusu komisyonun yaptığı değerlendirmeye ilişkin teknik bir itiraz da getirmemiş bulunmasına göre, davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy