(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kayseri Asliye 1.Hukuk Mahkemesince verilen 13.10.1997 tarih ve 513-576 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından ihracına dair kararın yargı yoluyla iptal edildiğini, ancak yeniden ortaklığa döndüğünde kendisine verilecek taşınmaz kalmadığının bildirildiğini ileri sürerek, ferdi muhasebe geçilmemişse dükkanın müvekkiline ait olduğunun tespitini, geçilmişse alınan ortak adına olan kaydın iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde 450.000.000 lira tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödemelerini yerine getirmediğini ve istemin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacı kuraya dahil edilmediğinden kendisine isabet eden bir dükkan olmadığı ancak tazminat istenebileceği gerekçesiyle, dükkan isteminin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne, 227.714.278 liranın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
1- Mahkemece, ortaklıktan ihraç kararı iptal edilen davacının dükkan tahsisi talebi üzerinde durularak, yerine alınan belli bir üye olup olmadığının, tahsis dışı kalan dükkan bulunup bulunmadığının araştırılması kur'a tutanağının getirtilmesi davacı yerine alınan belirli bir üye varsa davacıya bu şahsa karşı ayrıca dava açmak üzere önel verilmesi, böyle bir dava açılırsa eldeki dava ile birleştirilmesi, tahsis dışı kalan dükkan varsa bunun tahsisine yönelik olarak taraf beyanlarının alınarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve sırf davacının kuraya dahil edilmemesi nedeniyle dükkan isteyemeyeceği gerekçesine dayalı olarak davacının dükkan isteminin hiçbir araştırma yapılmaksızın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada aidat ödemeleri dışında, kredi kullandırılarak yapılan katkılarında kooperatife yapılan ödeme mahiyetinde olup olmadığının gözetilmesi, buna göre davacı ile emsal bir üyenin yaptığı ödemelerin, bu üye tarafından karşılanan kredi miktarları da dahil olmak üzere saptanması, bundan sonra davacının eksik ödeme miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde ve davalının bu yöne ilişkin itirazı değerlendirilmeden hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy