(1163 S. K. m. 16, 17) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Eyüp 2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.2.1997 tarih ve 133-33 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat borçlarını kararlaştırılan tarihlerde ödemediğini, bunun üzerine borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan takipte aidat ve faiz borcunun ödenmesinin istendiğini, istenen faiz oranının genel kurullarda kararlaştırıldığını, buna karşın davalının yaptığı itirazla takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı verdiği yanıt dilekçesinde, borçlu bulunduğunun kendisine bildirilmediğini, 1995 yılı aidatının muaccel olmadığı için faiz borcunun doğmadığını, ödemenin kendi kusurundan kaynaklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalının işbu davada ve icra-i takipte temerrüt şartlarının oluşmadığı dolayısıyla temerrüt faizi nedeniyle davacıya borçlu olmadığının bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, alacağın kooperatif ile ortağı arasındaki bir alacağa ilişkin olduğu anlaşılmakta ise de, iptali istenen itirazı içeren icra dosyasının dosya içerisinde bulunmadığı saptanmıştır.
Mahkemece, öncelikle dava konusu icra dosyasının celbi ile dava konusu alacağın asıl alacak mı, faiz alacağı mı olduğunun tesbiti ve ayrıca bu alacağın dayanağı olduğu iddia edilen 12.5.1995 tarihli genel kurul kararının getirtilmesi ve dava konusu alacağın niteliğinin belirlenmesi, kararın tüm ortakları ilgilendiren bir karar olması halinde alındığı andan itibaren tebliğe gerek olmaksızın tüm ortakları bağlayacağının gözönünde tutularak, yukarıda anlatılanların ışığı altında taraf kanıtlarının toplanıp incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy