(743 S. K. m. 864) (1086 S. K. m. 9, 21)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.5.1997 tarih ve 857-286 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait boş tüp yüklü kamyona haksız olarak davalılar tarafından el konulduğunu ileri sürerek günlük (11.000.000) TL maddi ve günlük (1.000.000) TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında manevi tazminatın toplam (1.000.000) TL olduğunu açıklamıştır.
Davalılar vekili, müvekkili şirketlerin merkezleri itibariyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, G. Ltd. Şti.nin borçları nedeniyle M. Gaz A.Ş. tarafından MK. 864. maddesi gereğince hapis hakkı kullanılmış olup, diğer davalıya husumet yöneltilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yetki benimsendikten sonra, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, el konulan kamyonun şirkete ait değil davacıya ait olduğu, tüplerin mülkiyetinin ise dava dışı şirkete ait olduğu, bu durumda aracın zaptedilmesi ile doğan zararın karşılanması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile, (199.000.000) TL'nin 28.2.1995 tarihinden yürütülecek yasal faizi ile tahsiline, şartları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- HUMK'nin 9. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı gereği her davanın yasada aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerekir. Yine anılan yasanın 21. maddesinde de, haksız fiilden kaynaklanan davaların haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu olay haksız fiilden kaynaklanmış olup, olay mahallinin ise Kazan ilçesi hudutları dahilinde olduğu halde dava, davalıların ikametgahı olan İstanbul'da açılmadığı gibi, haksız fiil mahalli Kazan'da da açılmamış, Ankara mahkemesinde açılan davaya bu defa davalı taraf yetki itirazında bulunmuş ve seçimlik hakkını da kullanarak İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiştir. Bu durumda mahkemece vaki yetki itirazı nedeniyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dosyanın talep halinde yetkili İstanbul mahkemelerine gönderilmesine karar vermek gerekirken, anılan hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Yukarıda açıklanan bozma, şekil ve sebebine göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 5.5.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy