(818 S. K. m. 66) (6762 S. K. m. 644)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 13.11.1997 tarih ve 1273-1191 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilen (80.000.000) TL meblâğlı çekin hamili olan müvekkilinin çeki bankaya ibrazında bankaca ödeme yasağı olduğunun bildirildiğini, bilâhare ödeme yasağının kaldırıldığında ise karşılıksız şerhinin yazıldığını ve bu suretle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, bu meblâğın reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, önceki davanın 17.11.1995 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilerek neticelendiği, bu davanın ise 18.11.1996 tarihinde açılmakla BK'nun 66. maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesi ile zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilâm harcının temyiz edenden alınmasına, 23.6.1998 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
TTK'nun 644. maddesinde, sebepsiz iktisap davasının ne zaman açılması ve hangi zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği hususunda herhangi bir hüküm yoktur. Bu maddede düzenlenen sebepsiz iktisap davasının, Türk Borçlar Hukukunun öngördüğü sebepsiz iktisap davası ile isim benzerliğinden başka bir ilgisi yoktur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.1.1984 gün ve 5921/327 sayılı kararında yazmış olduğum karşı oy yazısındaki gerekçeler ışığında, işbu davada on yıllık zamanaşımının uygulanması gerekir (Bkz. Gönen Eriş, Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, Cilt II, s. 504 vd.; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 2. bası, Ankara 1997, s. 929 vd.). Ayrıntılarını değinmiş olduğum kararda belirttiğim üzere, sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy