(743 S. K. m. 2) (1163 S. K. m. 14, 16)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.12.1997 tarih ve 275-339 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun süreler davalı kooperatif yönetim kurulu üyesi olarak hizmette bulunduğunu, buna rağmen iki ihtarname gönderilerek ihracına karar verildiğini, ihtarnamelerin müvekkiline tebliğ olunmadığı gibi ortada ihraca ilişkin alınmış bir yönetim kurulu kararı da bulunmadığını, ihraç kararının haricen öğrenilmesi üzerine borcu olduğu iddia edilen 70.500.000 lirayı kooperatifin banka hesabına yatırarak ihraç kararına itiraz ettiğini, ihraç kararının 9.6.1996 tarihli genel kurulca da onandığını, ortaklar arasında ayırım yapılarak yalnızca bazı üyeler hakkında ortaklıktan çıkarma kararı alındığını, alınan karaların MK. 2. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 9.6.1996 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, kooperatif ortağının yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararına karşı genel kurula itiraz etmesi durumunda genel kurul tarafından bu konuda bir karar verilmesine kadar ortaklık sıfatının devam ettiği, davacının genel kurul tarihine kadar tüm borçlarını ödeyerek genel kurula borçsuz girdiği, davacının kooperatife yaptığı hizmetlerin ve ihraç kararından sonra ve fakat genel kurul kararından önce tüm borçlarını ifa etmesinin genel kurulca göz ardı edilerek ihracına karar verilmesinin MK.2 nci maddesinde yer alan objektif iyiniyet kaidelerine aykırı olduğu gerekçesiyle davacının ihracına ilişkin 9.6.1996 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı kooperatif, davacının akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, yasa ve ana sözleşmeye uygun iki ihtar göndermiş ve borcun ödenmemesi üzerine davacıyı 17.4.1996 günlü yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarmış, itiraz üzerine ihraca ilişkin yönetim kurulu kararı 9.6.1996 tarihli genel kurulca incelenmiş ve onanmıştır. Kooperatifler Kanununun 3476 sayılı yasa ile değişik 16/son ve ana sözleşmenin 14/son maddeleri gereğince çıkarılan ortağın, ortaklıktan çıkışı kesinleşinceye kadar hak ve vecibelerinin devam edeceği öngörülmüştür. Bu durumda ortak ihraç edilse bile, kooperatife olan taahhütlerini ödemeye ve haklarını kullanmaya devam edecektir. Diğer bir anlatımla ihraç kararının kesinleşmesinden sonra ortağın aidat ödeme borcu yoktur, böyle bir durumda ihracın zımnen geri alındığı iddia olunamaz. Kaldı ki, davacı tarafından yapılan ödemelerde davalı kooperatifçe kabullenilmemiş, Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin tevdi mahalli tayini kararıyla öngörülen hesaba yatırılmıştır. Somut olayın özelliğine göre, çıkarılma kararından sonra davacının aidat borçlarını ilişkin yapmış olduğu ödemelerin davalı kooperatifçe kabul edilmemesine göre, davacının çıkarılmasına ilişkin karardan dönülmüş sayılamayacağı gibi, ortağın çıkarma kararından sonra ve genel kuruldan önce borcunu ifa etmekle iyiniyetli olarak kabulünün mümkün bulunmamasına göre davanın reddi gerekirken kabulüne dair verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy