(6762 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 6.2.1998 tarih ve 139-105 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 1.5.1998 gününde davacı avukatı A. Saltabaş ile davalı avukatları G. Şahin ve S. Avcıoğlu gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %35 lik oy sahibi olduğunu, pay senedi çıkarmadığını, nama yazılı ilmühaberi bulunduğunu, davalı şirketin genel kurulunu 3.2.1997 de olağanüstü toplayarak 559 sayılı KHK.nın hükümlerin göre sermayesini 150.000.000 TL den 5.000.000.000 TL ye çıkartılması kararı aldırdığını, ancak Anasözleşmenin 19. maddesinde belirtilen nisaba uyulmadığını, oysa 13.8.1995 gün ve 22373 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İç Ticaret 1995/1 sayılı Tebliğ ile Anonim ve Limited Şirketlerin kuruluş ve sözleşme değişikliklerine ilişkin açıklama getirildiğini ve anasözleşme değişikliğinin genel kurulda karara bağlanacağının hüküm altına alındığını bu nedenle anasözleşmede belirtilen nisaba aykırı olarak alınan genel kurul kararının mutlak butlan olduğunu ileri sürerek iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptali istenen genel kurul kararının 1/2 karar nisabı ile alındığını bunun hem bir yasal zorunluluk hem bir hak olduğunu, iptali gerektirir bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davalı şirketin 3.2.1997 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 150.000.000 TL den 5.000.000.000- TL olarak attırıldığı, davalı şirket anasözleşmesinin 19. maddesindeki hükme göre, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki nisabın TTK. nun 388 maddesi hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği ve TTK.nun 388 maddesinin değiştirilmesinden önce ortaklarca kabul edilip anasözleşmeye konulduğu ortakların iradesinin TTK.nun 388. maddesinin eski metninde yer alan nisaplar yönünde olduğu bu nedenle 3.2.1997 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların 2/3 çoğunlukla alınmadığı TTK.nun 388. maddesinin yeni metninde bulunan hükümlerindeki nisaba uygun olarak alındığı bu nedenle Anasözleşmenin 19. maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve sermaye artırımlarında somut olay bakımından TTK.nun 388 maddesinin uygulanması gerekmesine ve bu kuralın intibak hükümlerinde uygulanmayacağına dair herhangi bir yasal düzenlemenin öngörülmemiş bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA. 30.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 773.900-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 18.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy