(556 S. KHK. m. 36)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesince verilen 25.12.1996 tarih ve 522-756 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı "ROCK AND ROLL BASICS" ve "ROCK AND ROLL JUNIOR" markalarının adına tescili için davalıya başvurduğunu, davalının yaptığı yayın sonrası dava dışı ... Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kendi markalarıyla aynı veya benzer olduğu iddiasıyla itiraz edildiğini, bu itiraz üzerinde Markalar Dairesi tarafından değil, yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca karar verildiğini, yapılan uygulamanın 556 S. KHK hükümlerine aykırı olduğunu ve markalar arasında bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davalının 9.1.1996 gün ve 513 ile 515 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararlarının iptalini ve anılan markaların adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun vermiş olmasının vasfını değiştirmeyeceğini, ilgili Dairece verilecek bir kararın bundan farklı olmasının mümkün bulunmadığını ve markaların kullanılacağı malların aynı, markalar arasındaki benzerliğin ise çok açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 556 sayılı KHK'nın 36. maddesi uyarınca başvurulan öncelikle Enstitü tarafından incelenmesi gerektiği, Enstitü kararlarına karşı itirazların Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından inceleneceği ve Enstitü tarafından inceleme yapılmaksızın doğrudan kurulca karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 9.1.1996 gün ve 513 ile 515 sayılı kararlarının iptaline, tescil istemi atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen kararın nihaî nitelikte olduğu ve yapılan başvuru konusunda en son kararı vermeye yetkili makam olarak karar verdiği, bu durumda artık öncelikle bu kurula intikal öncesinde ilgili Dairece bir karar verilmesini sağlayacak şekilde anılan kurul kararını ortadan kaldırmada hukukî yarar bulunmadığı gözetilerek anılan kararın esasına yönelik itirazlar üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 1.6.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy