(1163 S. K. m. 1) (634 S. K. m. 17) (743 S. K. m. 932)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.10.1997 tarih ve 356-1034 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.10.1998 gününde davalı avukatı Ahmet Özyılmaz geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekilleri, müvekkillerinin müşterek mirasçısı Kaşif Akdoğan'ın sağlığında davalı kooperatife üye olduğunu 1984 yılında çekilen kura sonucu 1-Blok 20 nolu dairenin murise isabet ettiğini murisin 15.1.1985 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölmeden üyelik hakkını dava dışı Zühal Yiğittürk'e devrettiğini, taraflar arasında düzenlenen devir teslimine ilişkin belgenin, muris nezdinde iken kaybedildiğini miras yolu ile müvekkillerine intikal etmiş bulunan dava konusu dairenin, bu daireye isabet eden arsa payı ile birlikte müvekkillerinin olduğunu tespitine, müvekkillerini adına tapuya tesciline, üyeliklerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, murisin ölümünden sonra 3 ay içinde kooperatife başvurmadıklarını bu nedenle dava açma haklarının bulunmadığını, ayrıca müteveffa kooperatif ortağının ölmeden önce ortaklık hakkını dava dışı Zuhal'a devrettiği ileri sürülmesine rağmen, bir kimsenin sahip olmadığı bir değeri bir başkasına devredemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere bilirkişi raporuna göre, davalı kooperatifin 1985 yılında ölen ortağı Kaşif Akdoğan'ın mirasçıları tarafından, kooperatif anasözleşmesinin 16. maddesine göre her ne kadar kanuni mirasçıları tarafından 3 ay içinde temsilci tayin edilerek kooperatife bildirilmediği anlaşılmış ise de, ölen kooperatif ortağının 1985-1992 yıllarına ait ortaklık aidatlarını ödedikleri ödenen tutarların ortaklık pay defterine işlendiği böyle olunca üyelik hakkının düşmüş olduğu yolunda davalı kooperatifçe ortaklar pay defterine yazılan kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların davalı kooperatifin üyesi olduklarının tespitine, 1 Blok 20 nolu dairenin davacılara ait olduğunun tespitine, henüz ferdi mülkiyete geçilmediğinden tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili gelmediğinden duruşma vekillik ücreti taktirine yer olmadığına, 773.900 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 15.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy