(6762 S.K. m. 1290)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.12.1997 tarih ve 253-901 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalı şirkete özel sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı müvekkilin oğlu Alişan 'ün fıtık ameliyatı olduğunu, ameliyat masrafı 23.501.125 lira davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek bu miktarın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; yetki ve işbölümü itirazı yanında; müvekkile 7.12.1993 tarihinde yapılan başvuru üzerine sigortalıların sağlık kontrolüne gönderildiklerini, alınan doktor raporundan sigortalanmalarına engel bulunmadıklarının saptanması üzerine poliçenin düzenlendiğini, ancak ertesi gün sigortalı Alişan 'ün fıtık tanısıyla ameliyata alındığını, ihbar edildiğini, yapılan araştırmada davacının aile doktorunun yazılı beyanı ile sigortalıya 1993 yılından fıtık tanısı konulduğunun anlaşıldığı, sigortalının rahatsızlığının poliçe tazmininden öncesine dayandığı, teklif formunda bu rahatsızlığın gizlendiğini,bu nedenle poliçe genel koşulları 5. madde ve TTK. 1290 maddesi uyarınca poliçe güvencesinin ödenmediğini, kaldıki sigortalının poliçe güvence başlangıç tarihindeki mevcut rahatsızlığının 24 ay bekleme süresine tabi olduğunu bekleme süresi içinde herhangi bir tedavi görülmediği takdirde poliçe güvencesine dahil olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yetkisizlik kararı verilmesi üzerine Dairemizce; poliçeyi düzenleyen acentanın bulunduğu yer mahkemesi olan Çorlu Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle karar bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; toplanan kanıtlara göre; davacı tarafından verilen 7.12.1993 tarihli teklif uyarınca sigortalının sağlık kontrolünden geçirildiği, alınan raporda sigorta güvencesine alınmasında sakınca görülmemesi üzerine poliçenin düzenlendiği, davacının oğlunun 1 gün sonra 8.12.1993 tarihinde fıtık ameliyatına alındığı, riskin poliçe güvence süresinde gerçekleştiği ve ameliyat masraflarını isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; 23.501.128 liranın 9.12.1993 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, 7.12.1993 balangıç tarihli "Özel Sağlık Sigorta" poliçesiyle oğlu Alişan 'ü sigorta ettirdiğini ve oğlunun ani bir rahatsızlık sonucu "fıtık" tanısı konularak ameliyat edildiğini ve yapılan giderlerin ödenmediğini ileri sürerek, bu bedelin tahsilini istemiş bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketi de, davacının oğlunun, yapılan sigortadan bir gün sonra ameliyat edildiğini öne sürerek, hastalığın sigortadan önce mevcut bulunduğunu ve poliçe genel şartlarının 5 inci maddesine göre, ödeme yapılamayacağından, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile toplanan delillere göre, davacının oğlunun 7.12.1993 tarihide sigorta doktoruna muayene olduğu ve sigorta edilmesinde bir sakınca bulunmadığı ve fakat fıtık yönünden de bir tespitin yapılmadığı gözlenmiştir. Ancak, davalının ibraz ettiği 25.2.1994 günlü Op.Dr. Hasan'ın yazısına göre, davacının oğlunun Kasım 1993 tarihide muayene olduğu fıtık tanısının konduğu anlaşılmıştır.
Demek ki, davacı oğlunun sigorta yapılırken, fıtık yönünden rahatsızlığı olduğu halde, bunun sigortacıya bildirilmediği anlaşılmıştır. Bu rahatsızlığın sigorta teminatı kapsamından kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekir. Poliçe genel şartlarının 9 uncu maddesi içeriğine göre, sigorta başlangıç tarihinde teşhis edilmiş rahatsızlıklar 24 ay bekleme süresine tabidir. Bu rahatsızlıklar için tazminat talepleri, sigortalının sigorta kapsamında geçirdiği son 24 ayda hiçbir tedavi görmemiş olması kaydı ile karşılanır. Somut olay yönünden, genel şartların 9 uncu maddesinin uygulanması gerekir. Yerel mahkemece, bu kuralın gözden uzak tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı sigorta şirketinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme karırının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.6.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy