(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.10.1997 tarih ve 38-661 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketince nakliyesi teminat altına alınan 9 sandık camın davalı kooperatife ait, diğer davalının sevk ve idaresi altındaki tarla konteyner içinde ... gemisine yüklenmek üzere rıhtıma getirilirken tır üzerinden yere düşüp, bütün camların kırılmasına neden olunduğunu, sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili amacıyla girişilen icra takibine davalıların haksız yere itiraz ettiklerini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili davaya cevabında, hasarın meydana gelmesinde müvekkili kooperatifin kusuru bulunmadığını, camların konteynere bizzat sigortalı cam pazarlama tarafından hatalı yüklendiğini, hasarın fahiş olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Davalı H. ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, nakliye sonucu oluşan hasardan taşıyıcı ve davalı H.'nin sorumlu olduğu, diğer davalı kooperatifin aracın işleticisi ya da taşımayı üstlenen nakliyesi olduğuna ilişkin bir belgeye rastlanamadığından sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle, davalı H. ... yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin (201.354.077) TL asıl alacak, (64.433.304) TL işlemiş faiz olmak üzere toplam (265.787.381) TL üzerinden devamına, takibin asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %57 ve değişen oranlarda reeskont faizi yürütülmesine, davalı kooperatife ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma rizikolarına karşı davacı şirketçe sigortalanan emtianın taşıma esnasında hasarlanmasına ilişkin zarar tutarının tahsili amacıyla girişilen takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketçe yapılan takibe davalı kooperatifçe yetki ve kusur hususlarında itiraz edilmiş, yargılama safhasında da husumet yönünden bir itirazda bulunulmamıştır. 20.11.1996 tarihli bilirkişi raporuyla dosyadaki belgelere göre kooperatifin taşıyıcı olduğunun belgelenemediğinin belirtilmesi üzerine bu kez davalı kooperatif vekilince müvekkilinin taşıma ilişkisinin tarafı olmadığı savunulmuştur. Yargılama aşamasında mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu re'sen gözetmesi gerekirse de, davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında Liman İşletmesi Müdürlüğünden yüklemenin kim tarafından yaptırıldığının sorulmasını isteyerek davalı kooperatifin taşıma işini üstlendiğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalı kooperatifin davaya konu taşıma ilişkisinin tarafı olup, olmadığının araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yetersiz araştırma ve gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy