(1163 S. K. m. 8, 10)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Bornova Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 28.3.1997 tarih ve 262-210 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekilleri ve Müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu kere ikmalen gelmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı birlik ortaklığına girdikten sonra Yenikent - 3 projesi kapsamına dahil edildiğini ve Birlik tarafından bu proje uygulaması için satın alınan 9014-9015- 9016-9017 ve 9019 adalardaki taşınmazlardan 9016 adadaki 8-9 numaralı blokların müvekkili adına tahsis edildiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek arsa payını fazlasıyla ödemesine rağmen davalının müstakil tapuları vermeye yanaşmadığını ileri sürerek, ifrazının mümkün olması halinde 9016 adadaki vaziyet planına göre 8-9 numaralı blokların bulunduğu alanın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, ifrazın mümkün olmaması halinde ise 9016-9017 adalardaki hissedarlıklarının tespiti ve tapuya tescilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yürütülen Yenikent - 3 projesi kapsamında satın alınan taşınmazlardan 8-9 numaralı blokların davacıya tahsis edildiğini ve davacının arsa payı bedelini müvekkiline ödediğini, ancak proje kapsamındaki tüm inşaatlar müvekkili tarafından yaptırıldığı için tüm taşınmazlarda kat mülkiyetine geçilmeden tapu verilmesinin mümkün bulunmadığını, ayrıca davacının toplam inşaattan payına düşen 56 konutla ilgili inşaat bedelinden ödemesi gereken 474.884.138 TL borcu kaldığını, bundan başka da davacının 70.110.000 TL civarında aidat borcu ve 174.944.000 TL civarında hizmet bedeli borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada ise 9016 adada kayıtlı arsa üzerinde inşaatların yapımının müvekkili tarafından dava dışı K. Balkanlı'ya ihale edilmesine rağmen davalı SS H. Konut Yapı Kooperatifinin bu inşaatları diğer davalı C. Kaya'ya yaptırmak istediğini ve inşaatları yasaya aykırı olarak işgal ettiklerini ileri sürerek, davalıların müdahalelerinin men'ini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava davalısı C.Kaya vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve inşaat sözleşmesinin SS H. Konut Yapı Kooperatifi ile dava dışı A. İnşaat Ltd. Şti. arasında yapıldığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
Davaya davalı yanında müdahale eden SS B.-Kop. Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi vekili, davacıya tahsis edilen blokların zemin katındaki dükkanların müvekkili adına tahsisli olduğunu ve müvekkili tarafından Birlik aleyhine açılan davada bu dükkanlar üzerinde müvekkili adına kat irtifakı oluşturulmasına karar verildiğini belirterek farklı karar çıkmamasını istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacı kooperatifin arsa bedelini ödediği için hissesinin tescilini isteyebileceği, müdahil lehine verilen kararın infaz kabiliyetinin kalmadığı, birleşen davada ise inşaatların Birlik tarafından ihalesi sonrasında arsa tahsisinin yapıldığı, Birliğin yaptığı anlaşmanın üye kooperatifleri de bağladığı, ancak C. Kaya'nın davalı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davada 9016 Ada 7 sayılı parselin davalı birlik üzerine olan tapu kaydının iptaliyle 18/100 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıya 9017 adadan hisse verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada ise davalı kooperatifin müdahalesinin men'ine, diğer davalı hakkındaki davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, birleşen dava davalısı SS H. Konut Yapı Kop. vekili ve katılan vekili temyiz etmişlerdir.
1- Davalı Birlik Ana sözleşmesinin 16 maddesinde proje içi ortakların arsa tahsis taahhütnamesindeki maddelere uymak kaydıyla ortaklıktan ayrılmalarına imkan tanınmıştır. Bu durumda davada, davacı taraf sıfat yokluğundan söz edilemez. Ancak davacı isteği davalı birlik tarafından kendilerine tahsis edilen arsanın tapu kaydının üzerine geçirilmesine ilişkin bulunduğuna göre, mahkemece anılan ana sözleşme hükmü uyarınca arsa tahsisi dolayısıyla davacının üstlendiği hususların neler olduğunun açığa çıkarılması, bu konudaki kayıt ve belgelerin dosya içerisine getirilmesi, bundan sonra aradaki ilişkinin mahiyeti itibarıyla davacıya arsa hissesini iktisap hakkı yaratıp yaratmadığının saptanması ve bundan sonra da vaziyet planında belirtilen 8-9 numaralı blokları kapsayan tahsisten dolayı tapuya tescil isteme hakkının varlığı açığa çıkarsa arsa payının değişebilir nitelikte olduğunun inceleme sırasında nazara alınması, gerektiğinde her iki kooperatif kayıtlarının da incelettirilmesi ve bilirkişilerden değinilen hususları cevaplar şekilde rapor alınması gerekirken eksik araştırma sonucu hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, davada taraf olmayan fer'i müdahil SS. B. Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi aleyhine dava açmak üzere davacıya önel verilerek, açıldığında eldeki dava ile birleştirilerek dava konusu taşınmazdaki mülkiyete dayalı hakkı kısmen davalı Birlikten devraldığı dosyadaki muhakeme ilamı ile anlaşılan fer'i müdahilin davaya usulünce taraf yapılmaması da doğru görülmediğinden davalı Birlik ve onun yanında temyiz eden fer'i müdahil S.S.B. Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen hükmün davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
2- Birleşen dava davalısı olan S.S.H. Konut Yapı Kooperatifi vekilinin temyizine gelince, bu davada söz konusu olan uyuşmazlığın çözümü için her iki tarafın tasarruf hakkının sınırlarının saptanması gerekmektedir. Bunun için hem tahsis dolayısıyla tarafların üstlendikleri yükümlülüklerin açığa çıkarılması, hem de inşaatların yapımı konusunda taraflar arasında nasıl bir hukuki ilişkinin kurulduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Değerlendirilmesi gereken konu, arsa tahsisinin davalıya sağlayacağı hak ile davacı birlik üyeliğine giriş suretiyle davalının üstlendiği yükümlülüklerin inşaatların yapımını ne şekilde etkileyeceği ve tarafları bağlayıcı düzenlemeler bulunup bulunmadığının belirlenmesi sonucu inşaatları yapma işinin kimin tarafından üstlenileceği hususlarına ilişkindir. Mahkemece açıklanan hususlar nazara alınarak yanlar arasında mevcut ilişkinin açığa çıkarılması için gerektiğinde her iki taraf kayıtları incelettirilerek bilirkişilerden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma sonucu hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle birleşen dava davalısı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı S.S. Bornova Y. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği ve fer'i davalı S.S. B. Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne ve asıl davanın davalı yararına BOZULMASINA, yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada da birleşen dava davalısı üye kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı S.S.H. Konut Yapı Kooperatifi yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.03.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy