(6762 S. K. m. 381,389,401)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.9.1997 tarih ve 450-564 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin 17.3.1996 tarihli genel kurulunda, şirket anasözleşmesinin 6,7,12 ve 13. maddelerinin değiştirilmesinin gündeme alınıp görüşüldüğünü, bu değişikliklere müvekkillerinin muhalif kalıp, bu keyfiyeti zapta geçirdiklerini, yapılan değişikliklerin TTK.nun 381 ve 401 maddelerinde aykırılık teşkil ettiğini, ileri sürerek şirket ana sözleşmesinin bu maddelerinin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararının yasa ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacılardan K. D.'ün genel kurul toplantısına katılmadığından ve alınan genel kurul kararlarına karşı muhalefet şerhi bulunmadığından dava açma hakkı olmadığı anasözleşmenin 6,7,12 ve 13. maddelerindeki değişikliklerin yasa, anasözleşme afik iyiniyet kurallarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere bilirkişi raporuna göre; şirket ana sözleşmesinin 12. maddesindeki "İdare Meclisi başkanı ve başkan vekili (A) grubundan ve idare meclisi arasından seçilir" hükmünün (A) grubu hisse senetleri sahipleri lehine tanınmış bir imtiyaz olup, TTK. 401 maddesine göre geçerli olduğundan genel kurulca anasözleşmenin 12. maddesinin değiştirilmesine dair verilen karar ayrıcalıklı pay senedi sahiplerinin haklarını ihlal eder nitelikte olduğundan bu karar adı geçen pay sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda verecekleri diğer bir kararla onanmadıkça yerine getirilemiyeceğinden, 12. maddelerin tadiline ilişkin genel kurul kararının yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.3.1996 günlü genel kurulda şirket ana sözleşmesinin 12. maddelerinin iptaline ilişkin davacılar A. G., M. B., K. K.'ın davalarının kabulüne fazlaya ilişkin istemin ve K. D.'ün davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı şirket anasözleşmenin 12. maddesindeki "İdare Meclisi Başkanı ve Başkan vekili (A) grubundan ve idare meclisi üyeleri arasında seçilir" hükmü (A) grubu hisse senedi sahipleri lehine tanınmış bir imtiyazdır. İmtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eden anasözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararları, pay senedi sahiplerinin haklarını ihlal ediyorsa TTK. 389. maddesinde gösterildiği şekilde bu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda verecekleri diğer bir kararla onanmadıkça geçerli değildir.
Diğer bir deyişle, imtiyazlı payların imtiyaz haklarını kaldıran veya azaltan genel kurul kararları imtiyazlı pay sahipleri özel genel kurulunca onanmadıkça askıda kalan bir karar niteliğinden öteye geçemez ve icra kabiliyeti yoktur. Bu nedenle başkaca sebeplerden dolayı iptali gerekmez ise, bu genel kurul kararı anasözleşme ve yasada öngörülen nisaplar çerçevesinde alınmış bir karar olduğundan iptali gerekmez. Bu hususların saptanmasıyla yetinilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 7.7.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy