(1163 S. K. m. 23)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Malatya Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 11.12.1997 tarih ve 679-649 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken kendisinin haberi olmadan üye fazlalığı nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığını, çıkarma kararına karşı müvekkilinin Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı dava ile çıkarma kararının iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu durumda müvekkilin ortaklık sıfatı sürdüğü halde, çekilen kuraya davet edilmediğini ileri sürerek, kuranın iptalini, iptal edilmediği takdirde iyi bir dairenin müvekkiline isabet edeceği düşünülerek, dairenin bugünkü satış bedeli üzerinden fazlaya ilişkin hakları ve şimdiye kadar kira bedeli hakkı saklı tutularak, şimdilik 500.000.000 TL' nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu, davacının diğerlerinin seviyesine gelebilmesi için 331.000.000 TL ana para alacağı, 651.675.000 TL faiz olmak üzere toplam 982.675.000 TL ödemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde; ihraca ilişkin kararın iptali ile davacının kooperatif ortağı olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, ortaklar arasındaki eşitlik ilkesi gereği davacının kuraya çağrılması ve iştirak ettirilmesi gerektiği bunun yapılmamasından dolayı, davalının sorumluluğunun doğduğu, keşif sırasında davalı kooperatif yöneticileri C Blok Zemit Kat 2 Nolu Daire'nin boş olduğunu, davacının normal edimini yerine getirdiği takdirde bu dairenin kendisine verilebileceğini beyan ve kabul ettiklerinin görüldüğünü, ortağın daire alma imkanı bulunduğuna göre, tazminat talebinin söz konusu olmayacağını, davacının, davalının daire teslimini kabul ettiğini bildirdiği, davacının yaptığı ödemeler dikkate alınarak yapılan hesaplamada kooperatife 211.074.000 TL daha ödenmesi halinde, C-Blok Zemin Kat 2 Nolu bağımsız bölümün kendisine teslim edilmesi gerektiğinin beyan edildiği, davacı vekili 11.11.1997 günlü oturumda tazminat istemlerinden vazgeçtiklerini C-Blok Zemin Kat 2 Nolu bağımsız bölümün müvekkiline verilmesini kabul etmiş olduğu, söz konusu paranın kooperatif adına açılan bir hesaba bloke edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, mülkiyeti davalı kooperatife ait olan C-Blok Zemin Kat arka cephede 2 Nolu Bağımsız Bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile 211.074.000 TL bedel karşılığında davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının kooperatif ortağı olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. O halde davacı diğer ortaklarla eşit ödeme yapmak koşulu ile halen kooperatif adına kayıtlı dairenin kendi adına tescilini isteyebilir. Nitekim davalı kooperatif temsilcisi, halen kooperatif adına kayıtlı bulunan dairenin üyelik koşullarını yerine getirmek koşulu ile davacıya vermeğe hazır olduğunu beyan etmiştir.
Bu durumda uyuşmazlık, davacıya dairenin verilmesi için ödemesi gereken miktarın ne şekilde hesaplanacağı konusunda toplanmaktadır.
Burada mahkemece yapılacak iş; normal ödemesini yapan diğer ortakların ödeme tarihleri de, nazara alınarak toplam ödemelerinin dava tarihine göre eşkale edilerek yaptıkları ödemelerin dava tarihinde ki değeri, davacının da, yaptığı ödemelerin ödeme tarihleri dikkate alınarak dava tarihine göre eşkale edilerek yaptığı ödemelerin dava tarihindeki değerinin saptanması ve böylece davacının diğer ortaklara göre, eksik ödeme miktarının tespiti, bunun yanında Kooperatif Ana Sözleşmesi uyarınca, konutların maliyet değerinin belirlenmesi ve şerefiye değerleri belirlenmişse bunun da, dikkate alınarak, davacıya verilecek dairenin değerinin tespiti ve bu işlemler yapıldıktan sonra davacının belirtilen daire karşılığı ödemesi gereken bedelin belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1 Nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 Nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy