(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Adana Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.12.1997 tarih ve 626-831 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalının (177.077.487) liranın tahsili için giriştiği icra takibinin usulsüz tebligat nedeniyle kesinleştiğini, oysa, takibe dayanak yapılan 31.3.1997 tarihli fatura bedelinin ödenmiş olduğunu ileri sürerek, icra takibi nedeniyle davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının fatura bedelini ödediğini geçerli delil ve belgeler ile kanıtlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, icra takibine dayanak yapılan faturanın kapalı fatura olup, bunun alışverişin peşin yapıldığına karine teşkil ettiği, aksinin davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Satıma konu davalı tarafından düzenlendiği ihtilafsız olan fatura, kapalı fatura olup, bu husus satım bedelinin peşin ödendiğine delalet olduğu ilke olarak doğrudur. Ancak, bu karinenin aksinin aynı kuvvetle ve yazılı deliller ile ispatı her zaman mümkündür. Davalı taraf cevabında, fatura edelinin ödenmediğini belirterek, delil olarak defter ve belgelere dayandığına göre, mahkemece, taraf defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.07.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy