(6762 S. K. m. 355, 356, 366, 367)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.10.1997 tarih ve 106-905 sayılı hükmün temyizen tetkiki müdahiller vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin en büyük hissedarı olduğunu, şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolması nedeniyle genel kurul çağrısı yapılamadığını, şirketin ticarî faaliyetini devam ettirmesi için genel kurula izin verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden verilen kararı müdahillerin temyiz etmesi üzerine karar Dairemizin 2.12.1996 gün ve 1996/8042-8405 sayılı ilâmı ile "Somut olayda şirketin organsız kaldığı açık biçimde belirtildiği halde, mahkemece şirkete kayyum atanması yaptırılmadan şirkete usulsüz tebligat yapılarak karar verilmesi doğru olmamıştır. TTK.nun 366, 367 ve 355. maddeleri uyarınca esas sermayenin 1/10'nu veya esas mukavelede öngörülmüşse daha az miktarını temsil eden ortaklar TTK.nun 366. madde hükmü uyarınca gerektirici sebepleri ihtiva eden yazılı talepleri yönetim kuruluna bildirerek şirket genel kurulunu toplantıya çağırmasını isterler. Yönetim kurulu talebi nazara almazsa denetçilere başvurulması ve gerektirici sebeplerin belirtilmesi ve gündem maddesinin eklenmesi gerekir. Mahkemece bu koşullar araştırılmak suretiyle istem hakkında bir karar verilmesi gerekirken anılan yasa maddelerinde belirtilen şartlar aranmadan olağanüstü toplantıya karar verilmesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının yönetim kurulu üyelerine veya denetçiye müracaatle ilgili belge sunmadığı, şirketin yapılamayan genel kurullarının icrası bakımından davacıya çağrı yetkisinin verilmesi istemi ile açılan davada bozma ilâmında belirtilen şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, müdahiller vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre müdahiller vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı müdahiller vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilâm harcının temyiz edenden alınmasına, 6.7.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy