(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.12.1997 gün ve 45-1175 s. hükmün temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki alım-satım sonucunda davalıdan 4.957.339.155 TL. tutarında mal satın aldığını, bunun karşılığında müvekkilince 10 adet çek (5.465.000.000) TL. bedelli verildiğini, davalının bu çekleri tahsil ettiği gibi olası alınacak malların bedelleri için verilen çekleri de tahsil ettiğini ve 507.660.845 TL. fazla ödeme yapıldığını, fazla ödenen bu miktarın tahsili için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu savunarak davalının itirazının iptaline, takibin devamına, 555.887.845 TL. alacağın davalıdan alınmasına, reeskont faizi uygulanmasına, %40 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında ticari ilişkinin olduğunu, söz konusu çeklerin davacıdan icra tehdidi ile alındığını, gerçekte müvekkilinin ihracat konusu emtiayı Baran Tekstil A.Ş. ve İsmail Karatekin (Gültekin Konfeksiyon)'den tedarik ettiğini ancak davacının dış ticaret şirketi olması ve vergi iadesi prosedürü için bu şirketlerin doğrudan davacı şirkete fatura ettiklerini çek meblağı ile fatura arasındaki farkın buradan doğduğunu savunarak davanın reddini, %40 kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir. Davalı vekili 9.12.1996 günlü ıslah dilekçesi ile çekler ve faturalar konusunda çekişme olmadığını, davacının fason şirketlerin ücretlerini ödeyemeyince müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin de verdiğini çeklerdeki fazla miktarın alınan borcuda kapsadığı, borç alına para sebebiyle fatura bedelinden fazla çek düzenlendiğini, davacının teminat için verilen çek diyorsa da HUMK. 288 m. gereği yazılı delille ispatı gerektiğini, halen icra dosyasına borcu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve bütün dosya kapsamından davalının davacıya borç para verdiğini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı şirket yetkilisinin yemin etmesi dikkate alınarak takibin kısmen iptal edilmesine takibin 549.457.845 TL. üzerinden devamına, 13.11.1995 gününden itibaren asıl alacak olan 507.660.845 liraya değişen oranlarda reeskont faizi işletilmesine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Yine mahkemece 16.3.1996 tarihli kararı ile ıslah sebebiyle depo edilen paranın ıslah isteyen iadesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve ıslah için yatan teminatın ıslah istemine iadesi kararın davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerden dolayı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.693.000 TL. temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubuyla temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı fazla alınan 2.266.100 TL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya alınmasına, 06.07.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy